Bir Ankara zorbalığı: Balyoz Ç.
Behzat Ç. bu hafta translara yönelik ayrımcı uygulamalarla gündeme gelen Balyoz Ekibini işledi. Dizide rol alan trans hakları aktivisti Selay’ı durdurup “Behzat Ç.’ye Balyoz’dan kim bahsetti?”diye sordu. Senarist Emrah Serbes: “Birçok mevzu işledik çıkıpta çok mesaj veriyorsun demediler. Ancak konu trans cinayetlerine olunca çok mesaj veriyorsun tepkisiyle karşılaştık, sorun aslında bu”

‘YAPTIKLARINIZI BİLİYORUZ’
Behzat Ç. dizisinin pazar günü yayınlanan 48. bölümünde transseksüel bireylere yönelik ayrımcı uygulamalarıyla gündeme gelen Balyoz Ekibi, geçen gece dizide rol alan trans hakları aktivisti Selay’ı durdurup “Behzat Ç.’ye Balyoz’dan kim bahsetti” diye sordu. kaosgl.org’a konuşan Selay, Balyoz ekibinin Hoşdere Caddesi’nde önünü kestiği günü anlattı:
“Balyoz Ekibi’ dün gece Hoşdere Caddesi’nde önümü kesti. Sonra ‘Sağa çekin ben yanınıza geliyorum’ dedim. Arabamı, arabalarının yanına çektim. Şakayla karışık beni tehdit ettiler. Behzat Ç.’ye Balyoz’dan kim bahsetti diye sordular. Ben de ‘İçinizde çürük elmalar yok mu?’ dedim. ‘Biz şimdiye kadar böyle bir şey mi yaptık’ diye sordular. Ben de ‘isterseniz Ankara’daki bütün transların tanıklıklarını sizinle paylaşabilirim. Trans kadınlara yaptığınız işkence ve kötü muameleyi ve transları nerelere attığınızı hepimiz biliyoruz’ dedim.”
Pembe Hayat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Buse Kılıçkaya da dernek üyelerinden polisin kötü muamelelerine ilişkin şikâyetlerinin devam ettiğini dile getirdi:
“Emniyet Müdürlüğü Balyoz’un varlığını hep inkâr etti. Balyoz Ekibi’nin asayişe bağlı bir ekip olduğu biliniyor. Ve trans bireylerin her alanda karşılarına çıkabiliyorlar. Behzat Ç.’de bu durum gündeme geldi. Öncesinde Balyoz’un yaptığı uygulamalar şöyleydi, kişileri çöplüklere ya da güvenli olmayan yerlere atılıyorlardı.
ÖRGÜTLENDİĞİMİZ İÇİN İŞKENCE YÖNTEMİ DE DEĞİŞTİ
“Artık trans bireyler örgütlü bir şekilde mücadele ettikleri için Balyoz’un işkencesi şekil değiştirdi. ‘Kabahatler Kanunu’na dayandırılarak trans bireylere para cezaları yazılmaya başlandı. Bunun yanında Balyoz Ekibi trans bireyleri suçlu olarak gösteriyor ve hiçbir zaman translara saldıran transfobik saldırganlara ya da ‘Eryaman Çetesi’ gibi çetelere karşı bir şey yapmıyor.”
BALYOZ 2001’DE KURULDU
Balyoz Ekibi’nin kurulması 15 Ağustos 2001′de “Travestilere Balyoz Timi” başlığıyla yansıdı.
Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün “olay çıkaran travestileri etkisiz hale getirmek için özel bir ekip kurduğunu” söylediği ekibin görevi ise “olay çıkararak çevreye zarar veren, polis ekiplerine saldıran, gözaltına alınmamak için kendini kesen travestileri etkisiz hale getirmek”
Asayiş Ekipler Amirliği’ne bağlı görev yapan Balyoz ekibi, tekvando, judo, karate gibi yakın dövüş uzmanı oldukları söylenen 20 polis, iki komiser, bir baş komiser ve bir emniyet amirinden oluşuyor.
Ekip, dönemin Ankara Emniyet Müdürü Hasan Yücesan’ın “travestilere karşı Asayiş Şube Müdürlüğü’nden özel bir çalışma istemesi” üzerine kurulurken, Yücesan gazetelere verdiği açıklamalarda “travestilere karşı” olmasının sebepleri arasında “gözaltına alınmak istememeleri, kendilerine ait özel otomobillerle müşteri bulmak için trafiğin tıkanmasına sebep olmaları” gibi şeyler var.
EMRAH SERBES: HERKESİN BİLDİĞİ BİR KONUYU İŞLEDİK
Dizinin senaristi Emrah Serbes konuya ilişkin yaptığı açılamada transseksüllerin polis içerisindeki bu Balyoz Ekibinin yıllarca şiddete maruz kaldığını ve bu durumun da herkes tarafında bilindiğini ifade ederek şunları söyledi :
İnsanların bu şekilde taciz edilmeleri hoş değil. Bu Herkesin bildiği bir şey ve bu ekibin ne yapıldığı biliniyor. Biz de herkesin bildiği mevzulara değindik. Dizinin son bölümündeki eylem sahnesinde bir de laikçi teyze ‘laiklik elden gidiyor’ dedi. Orada herşeye aynı tepkiyi veren laikçi teyzeyi işledik biz. Ben laikliğe karşı değilim. Benim sorunum laik depresif teyzelerle. Bundan sonra da laik depresif teyzeleri işlemeye devam edeceğiz. Biz bölümün içinde ayrıca islamcı bir müdürü de işliyoruz. Bir de laikçi teyzeye dizide menapoz teyze denmiş, o senaryo da yok doğaçlama olmuş. Bize çok mesaj veren bir dizi yapıyorsunuz deniliyor. Bizde o kadar mevzu işledik çıkıpta çok mesaj veriyorsun demediler. Ancak konu trans cinayetlerine gelince çok mesaj verdin tepkisiyle karşılaştık, sorun aslında bu.
Dizinin senaristlerinden Ercan Mehmet Erdem: Toplumsal ve insanların ön yargılarını kırmaya yönelik meselelere dair bir hikaye anlatıyoruz ve anlaşılıyor ki ön yargıları kırmaktan ziyade kimileri bu meseleden güçlü çıkmaya çalışıyor. Bu durum çok çirkin ve ahlaksızca bir durum. Diziye ayrıca birilerinin bilgi sızdırması gibi bir durum yok. Biz zaten her şekilde bu konuları gündeme taşıyoruz. Bir insanın bu cinayetleri, ayrımcılığı bilmemesi için gözlerini kulaklarını kapatması gerekiyor. İlla birilerinin bilgi sızdırmasına gerek yok. Bunlar zaten bilinen mevzular. Bizim transseksülel arkadaşlara sorarak yazdığımız bir bölüm değildi. Bu tamamen senaryonun bir parçası olarak kurgulandı. Cumartesi Anneleri ile ilgili bir bölüm çekeceğimiz zaman illa onlara sormamız gerekmiyor. Zaten onların kim olduğu ve ne yaşadığı biliniyor. Transseksüel arkadaşların da cinsel tercihleri yüzünden ne yaşadıklarını herkes biliyor. Bizim yaptığımız bilinen bir takım gerçeklerin su yüzüne çıkarılmasıdır. Görmezden gelinen gerçekleri görünür kılmak istedik. Biz nefret söylemi yaratmak değil aksine nefret söylemini kırmak istedik. Transseksüel arkadaşlar da zaten bizi onayladılar. Tek memnun kalmayanların bu şiddeti uygulayanlar olduğunu görüyoruz.