<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği</title>
	<atom:link href="http://pembehayat.org/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://pembehayat.org</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Feb 2012 12:18:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Seks İşçilerinin Hakları İnsan Haklarıdır!</title>
		<link>http://pembehayat.org/seks-iscilerinin-haklari-insan-haklaridir/</link>
		<comments>http://pembehayat.org/seks-iscilerinin-haklari-insan-haklaridir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 12:14:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pembe Hayat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pembehayat.org/?p=1025</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Basına ve kamuoyuna          22/02/2012 &#160; Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği olarak ATV kanalında yayınlanan “Uçurum” isimli dizi filmde seks işçisi bir karaktere Nur Serter isminin verilmesi üzerinden basında ve sosyal medyada çıkan haberleri ve söylemleri üzülerek takip etmekteyiz. &#160; Milletvekili Sayın Nur Serter’in açıklaması kişisel haklarını koruma amacı taşısa da, biz “öteki”lerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><em><strong>Basına ve kamuoyuna       </strong></em></p>
<p style="text-align: right;">  22/02/2012</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği olarak ATV kanalında yayınlanan “Uçurum” isimli dizi filmde seks işçisi bir karaktere Nur Serter isminin verilmesi üzerinden basında ve sosyal medyada çıkan haberleri ve söylemleri üzülerek takip etmekteyiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Milletvekili Sayın Nur Serter’in açıklaması kişisel haklarını koruma amacı taşısa da, biz “öteki”lerin kişisel haklarını ihlal etmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yapılan açıklamalar, yürütülen tartışmalar seks işçilerine yönelik toplumsal baskıyı, önyargıyı ve nefreti ortadan kaldıracak değil arttıracak niteliktedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sonuçları nefret suçuna varabilecek düşünsel altyapıyı bu ve benzeri açıklamalar oluşturmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>Seks işçiliği bir işçilik biçimidir.</li>
<li>Türkiye&#8217;de &#8220;fuhuş&#8221; var olan mevzuata göre suç değildir. Ancak, uzun yıllardır derneğimiz ve bu konu hakkında çalışma yapan uzmanların da belirttiği üzere, &#8220;fuhuş&#8221; yapmak için gerekli olan bütün fiiller gerek Türk Ceza Kanunu&#8217;nun ilgili maddeleri, gerekse “Kabahatler Kanunu” ya da “Trafik Kanunu” gibi konuyla ilgisi olmayan mevzuat kullanılarak suç kapsamında değerlendirilmektedir.</li>
<li>Seks işçiliğini düzenleyen şu anki mevzuat, seks işçilerinin toplum ve devlet kurumları nezdinde damgalanması ve de yapılan işçiliğin yer altına itilmesi ile sonuçlanmaktadır. Dolayısı ile seks işçileri, güvenliksiz ortamlarda çalışmak zorunda bırakılmaktadırlar. Bu durum, seks işçilerinin cinsel sağlık, fiziksel güvenlik ve de kolluk kuvvetlerinin uyguladığı kötü muamele ve şiddet konularında son derece kırılgan ve hassas olmaları sonucunu doğurmaktadır.</li>
<li>Seks işçilerinin sosyal ve hukuki hakları gerek basın yoluyla gerekse devlet eliyle gasp edilmektedir.</li>
<li>Seks işçilerinin evleri polis tarafından basılmakta ve kapatılmaktadır.</li>
<li>Seks işçileri sosyal hayattan dışlanmaktadır.</li>
<li>Seks işçilerine polis tarafından kabahatler kanunu ile hukuksuz bir şekilde para cezası kesilmektedir.</li>
<li>Genelevlerin kapatılması nedeni ile seks işçileri sokakta can güvenliği olmadan çalışmak zorunda bırakılmaktadır.</li>
<li>Seks işçileri sadece çalışma hayatlarında değil, günlük yaşantılarının her anında aynı baskıyı hissetmektedir.</li>
<li>Seks işçilerinin hakları insan haklarıdır!</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği olarak bu ülkede insan haklarına inanan herkesi seks işçilerine yönelik dışlama, ayrımcılık, nefret söylemi, önyargı ve toplumsal baskıya karşı ses çıkartmaya davet ediyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu çerçevede 3-4 Mart tarihlerinde Ankara’da 5.sini düzenleyeceğimiz “Seks İşçileri ve İnsan Hakları Sempozyumu”na başta milletvekili Nur Serter olmak üzere seks işçileri hakkında duyarlılık geliştirmek isteyen ve bu ülkede herkes için demokrasi ve herkes için insan hakları talep eden bireyleri davet ediyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği</p>
<p><a href="mailto:pembehayat@pembehayat.org" target="_blank">pembehayat@pembehayat.org</a></p>
<p>312 4338517</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pembehayat.org/seks-iscilerinin-haklari-insan-haklaridir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nur Serter: “Böyle Bir Tesadüf Olamaz&#8221;</title>
		<link>http://pembehayat.org/nur-serter-boyle-bir-tesaduf-olamaz/</link>
		<comments>http://pembehayat.org/nur-serter-boyle-bir-tesaduf-olamaz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 11:29:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pembe Hayat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pembehayat.org/?p=1017</guid>
		<description><![CDATA[ATV’nin yeni dizisi “Uçurum”da bir seks işçisini canlandıran karaktere ‘Nur Serter’ adı verilmesi, CHP Milletvekili Prof. Dr. Nur Serter’in tepkisine yol açtı.   Serter, televizyon kanalına ihtar çekerek hukuki süreci başlattığını ve RTÜK’e şikâyet ettiğini söyledi. Sabah Gazetesi dün Günaydın ekinde yayına yeni giren ATV’nin dizisi Uçurum’un tanıtımını yaptı. Dizideki karakterlerin, fotoğrafları ve adlarıyla tanıtılan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ATV’nin yeni dizisi “Uçurum”da bir seks işçisini canlandıran karaktere ‘Nur Serter’ adı verilmesi, CHP Milletvekili Prof. Dr. Nur Serter’in tepkisine yol açtı.</p>
<div> <a href="http://pembehayat.org/wp-content/uploads/2012/02/nur_serter.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1018" title="nur_serter" src="http://pembehayat.org/wp-content/uploads/2012/02/nur_serter-300x224.jpg" alt="" width="300" height="224" /></a></div>
<div>Serter, televizyon kanalına ihtar çekerek hukuki süreci başlattığını ve RTÜK’e şikâyet ettiğini söyledi.</div>
<div></div>
<div>Sabah Gazetesi dün Günaydın ekinde yayına yeni giren ATV’nin dizisi Uçurum’un tanıtımını yaptı. Dizideki karakterlerin, fotoğrafları ve adlarıyla tanıtılan ekte, Esra Ronabar’ın ‘Nur Serter’ adlı karakteri canlandıracağı belirtildi. Karakterin kişilik özellikleri ise “Yaman’ın sağ kolu&#8230; Ona hem âşık, hem de ondan nefret ediyor. Fahişelikten mamalığa geçmiş” diye anlatıldı.</div>
<div></div>
<div>“Böyle bir tesadüf olamaz. Tesadüfün çok ötesinde bilinçli yapılmış bir şey” diyen CHP Milletvekili Serter şöyle konuştu: “Çünkü adım ve soyadım tesadüfen bir araya getirilecek isim ve soyadı değil. Belli bir amaca hizmet etmek için oraya konulduğunu düşünüyorum.”</div>
<div></div>
<div>Haber: Kaos GL</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pembehayat.org/nur-serter-boyle-bir-tesaduf-olamaz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pembe Hayat Gönüllülerini Arıyor!</title>
		<link>http://pembehayat.org/pembe-hayat-gonullulerini-ariyor/</link>
		<comments>http://pembehayat.org/pembe-hayat-gonullulerini-ariyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 15:00:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pembe Hayat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pembehayat.org/?p=1008</guid>
		<description><![CDATA[Pembe Hayat olarak, 3 – 4 Mart 2012 tarihlerinde Ankara’da Seks İşçiliği ve İnsan Hakları Konferansı  için gönüllü desteğine ihtiyacımız var. Etkinlikte görev almak isteyenler için 23/02/2012 Perşembe  saat 15.00 – 16.00 arasında Pembe Hayat Derneği ofisinde toplantı yapılacaktır. Hepinizi bekliyoruz!. &#160; İletişim için; Aras Güngör E-Posta:  aras@pembehayat.org Tel:4338517 &#160;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Pembe Hayat olarak, 3 – 4 Mart 2012 tarihlerinde Ankara’da Seks İşçiliği ve İnsan Hakları Konferansı  için gönüllü desteğine ihtiyacımız var.</p>
<p>Etkinlikte görev almak isteyenler için 23/02/2012 Perşembe  saat 15.00 – 16.00 arasında Pembe Hayat Derneği ofisinde toplantı yapılacaktır.</p>
<p>Hepinizi bekliyoruz!.</p>
<div>
<div>
<p>&nbsp;</p>
<p>İletişim için;</p>
<p>Aras Güngör</p>
<p>E-Posta:  <a href="mailto:aras@pembehayat.org">aras@pembehayat.org</a></p>
<p>Tel:4338517</p>
<p><a href="http://pembehayat.org/wp-content/uploads/2012/02/gonullu-olmak-ister-misiniz.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1014" title="gonullu-olmak-ister-misiniz" src="http://pembehayat.org/wp-content/uploads/2012/02/gonullu-olmak-ister-misiniz-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pembehayat.org/pembe-hayat-gonullulerini-ariyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>3 Yaşında trans kimliğini fark etti!</title>
		<link>http://pembehayat.org/3-yasinda-trans-kimligini-fark-etti/</link>
		<comments>http://pembehayat.org/3-yasinda-trans-kimligini-fark-etti/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 13:25:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pembe Hayat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pembehayat.org/?p=1003</guid>
		<description><![CDATA[3 Yaşında trans kimliğini açıklayan  çocuk bugünlerde dünya basınının gündeminde. İngiltere’nin Essex kentinde yaşayan 4 yaşındakiZach Avery 1 sene öncesine kadar erkek çizgi film kahramanlarına özeniyor ve tipik erkek çocuk davranışları sergiliyordu. 3 yaşına bastığında erkek çocuk gibi yaşamayı reddeden Zach saçlarını uzattı ve annesinden saçlarına kurdele takmasını istedi. &#160; Zach’in anne-babası Theresa ile Darren Avery [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>3 Yaşında trans kimliğini açıklayan  çocuk bugünlerde dünya basınının gündeminde.</p>
<p>İngiltere’nin Essex kentinde yaşayan 4 yaşındakiZach Avery 1 sene öncesine kadar erkek çizgi film kahramanlarına özeniyor ve tipik erkek çocuk davranışları sergiliyordu. 3 yaşına bastığında erkek çocuk gibi yaşamayı reddeden Zach saçlarını uzattı ve annesinden saçlarına kurdele takmasını istedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-1004" title="zach" src="http://pembehayat.org/wp-content/uploads/2012/02/zach.jpg" alt="" width="290" height="298" /></p>
<p>Zach’in anne-babası Theresa ile Darren Avery oğullarını doktora götürdüklerinde gerçeği öğrendi. Zach ingilterenin en küçük trans bireyiydi.</p>
<p>Zach’in dışında 3 çocuğu daha olan Theresa oğlunun bir gün gelip kendisine “Ben kızım” dediğini söyledi. Theresa sözlerine şöyle devam etti: “Erkek kimliğini reddettiğini ilk duyduğum zaman şaka yaptığını sandım. Neticede sadece 3 yaşında bir çocuktu. Fakat daha sonra cinsel organından rahatsız olduğunu onu kesmek istediğini söylediğini duyunca işin ciddiyetinin farkına vardım.”</p>
<p>Zach’in özel durumu yüzünden okulda zorluk çekmediğini, arkadaşlarının Zach’i Zach olduğu için sevdiklerini belirten Theresa şöyle konuştu: “Zach’in okulu bize çok destek oldu. Kızların da tercih edebildiği pantolonlu bir üniforma var. Şimdi onunla okula gidiyor. Ayrıca okul hem kızların hem de erkeklerin kullanabileceği bir tuvalet yaptırdı. Dolayısıyla şu an okul açısından Zach‘i rahatsız edebilecek bir konu gündemimizde yok.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pembehayat.org/3-yasinda-trans-kimligini-fark-etti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkek dünyasında kimliksiz bir kadın; ‘Albert Nobbs’</title>
		<link>http://pembehayat.org/erkek-dunyasinda-kimliksiz-bir-kadin-albert-nobbs/</link>
		<comments>http://pembehayat.org/erkek-dunyasinda-kimliksiz-bir-kadin-albert-nobbs/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 12:54:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pembe Hayat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pembehayat.org/?p=995</guid>
		<description><![CDATA[Erkek egemen dünyada kadın olarak yaşamanın getirdiği büyük zorluklar kimi zaman büyük bir mücadeleye girişmeyi gerekli kılıyor. &#160; Erkek düzeninde kadın olarak yaşayabilmeyi başarabilmek için gereken güç, içinde yaşanılan toplumun dayattıklarına yetmeyince farklı yöntemler de devreye girebiliyor. Oscar’a 3 dalda aday gösterilen ‘Albert Nobbs’ isimli film böyle bir öyküyü anlatıyor.  George Moore’un ‘The Singular Life [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://pembehayat.org/wp-content/uploads/2012/02/albert-nobbs-filmi-izle-2011.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-996" title="albert-nobbs-filmi-izle-2011" src="http://pembehayat.org/wp-content/uploads/2012/02/albert-nobbs-filmi-izle-2011-202x300.jpg" alt="" width="202" height="300" /></a>Erkek egemen dünyada kadın olarak yaşamanın getirdiği büyük zorluklar kimi zaman büyük bir mücadeleye girişmeyi gerekli kılıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Erkek düzeninde kadın olarak yaşayabilmeyi başarabilmek için gereken güç, içinde yaşanılan toplumun dayattıklarına yetmeyince farklı yöntemler de devreye girebiliyor. Oscar’a 3 dalda aday gösterilen ‘Albert Nobbs’ isimli film böyle bir öyküyü anlatıyor.  George Moore’un ‘The Singular Life of Albert Nobbs’ adlı novellasından sinemaya uyarlanan hikaye, Victoria dönemi Dublin’indeki erkek egemen düzende, hayatını kazanabilmek için kadın olduğunu gizlemek durumunda kalmış bir İngilizi ve çevresinde gelişen olayları anlatıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8220;Kadın doğup erkek ölmek&#8221;</p>
<p><img id="19582" src="http://www.ozgur-gundem.com/common/nuce/images/2012/02//nuce_21022012-123349-1329824029.35.jpg" alt="" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Söz konusu film akıllara Erzerom’da 28 yaşında dul kalınca erkeklerin tacizinden kurtulmak için saçlarını kısa kestirip erkek kıyafetleriyle dolaşmaya başlayan Sona Polat’ın erkek olarak yaşadığı 50 yılı getirdi. Qers’in Zarûşad (Arpaçay) ilçesine bağlı Terek köyünde yaşayan Polat, 20 yaşında evlenerek eşiyle birlikte Erzerom’a geldi. Burada eşinden boşanan Polat, ekmek parası derdine düştü. Kadın kıyafetiyle çıktığı her işte tacize uğrayınca çareyi erkek gibi giyinmekte buldu. Sona Polat, kadın olarak başladığı hayatına 06 Ağustos 2011 tarihinde ‘Suna dede’ olarak veda etti.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pembehayat.org/erkek-dunyasinda-kimliksiz-bir-kadin-albert-nobbs/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>!f’de Arka Bahçede Ot, Türkiye’de LGBT Olmak Konuşulacak</title>
		<link>http://pembehayat.org/fde-arka-bahcede-ot-turkiyede-lgbt-olmak-konusulacak/</link>
		<comments>http://pembehayat.org/fde-arka-bahcede-ot-turkiyede-lgbt-olmak-konusulacak/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 14:11:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pembe Hayat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pembehayat.org/?p=989</guid>
		<description><![CDATA[11 yıldır devam eden !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nin etkinlikler bölümünde “LGBT Olmak” da konuşulacak. Uluslararası Af Örgütü’nün desteklediği söyleşide Af Örgütü’nden Murat Çekiç, İstanbul LGBTT’den Şevval Kılıç, Kaos GL’den Ömer Akpınar, Pembe Hayat’tan Kemal Ördek konuşmacı olacak. Yapılan duyuru şu şekilde: “Biz ne kadar herkesin renkleri görünür olsun istesek de, ilerlemelere rağmen lezbiyen, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>11 yıldır devam eden !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nin etkinlikler bölümünde “LGBT Olmak” da konuşulacak.</p>
<div></div>
<div>Uluslararası Af Örgütü’nün desteklediği söyleşide Af Örgütü’nden Murat Çekiç, İstanbul LGBTT’den Şevval Kılıç, Kaos GL’den Ömer Akpınar, Pembe Hayat’tan Kemal Ördek konuşmacı olacak.</div>
<div></div>
<div>Yapılan duyuru şu şekilde:</div>
<div>“Biz ne kadar herkesin renkleri görünür olsun istesek de, ilerlemelere rağmen lezbiyen, gey, biseksüel ve trans bireylerin karşılaştığı ayrımcılık devam ediyor. Yapılan ayrımcılığın kanunen yasaklanması bile eşcinsel ilişkilerin yasal olarak tanımlanmasına yol açmıyor. Hatta kanunlarda yer almasına rağmen trans bireylere uygulanan ayrımcılık olabilecek en sert boyutlarda. Uluslararası Af Örgütü ve konuk katılımcılarla arka bahçede ot olmayı konuşacağız, bekleriz. “</div>
<div></div>
<div>22.Şubat.2012 (14:00 &#8211; 16:00)</div>
<div>SALT Beyoğlu Açık Sinema</div>
<div></div>
<div><a href="http://pembehayat.org/wp-content/uploads/2012/02/2.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-990" title="2" src="http://pembehayat.org/wp-content/uploads/2012/02/2-300x204.jpg" alt="" width="300" height="204" /></a></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pembehayat.org/fde-arka-bahcede-ot-turkiyede-lgbt-olmak-konusulacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İHD: Kadın sendikacılar derhal serbest bırakılmalı!</title>
		<link>http://pembehayat.org/ihd-kadin-sendikacilar-derhal-serbest-birakilmali/</link>
		<comments>http://pembehayat.org/ihd-kadin-sendikacilar-derhal-serbest-birakilmali/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 12:58:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pembe Hayat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pembehayat.org/?p=985</guid>
		<description><![CDATA[Ankara - Kadın sendikacıların tutuklanmasına tepki gösteren İnsan Hakları Derneği (İHD), “tutuklu kadın sendikacıların en kısa zamanda serbest bırakılmasını” istedi. İHD, “Özel yetkili yargılama sistemi artık kendi mecrasında yasa ve hukuk tanımaz bir noktaya doğru gidiyor” dedi 13 Şubat günü düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan 15 kadın sendikacından 9’u 16 Şubat günü Ankara 11. Ağır [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span><strong>Ankara - </strong></span>Kadın sendikacıların tutuklanmasına tepki gösteren İnsan Hakları Derneği (İHD), “tutuklu kadın sendikacıların en kısa zamanda serbest bırakılmasını” istedi. İHD, “Özel yetkili yargılama sistemi artık kendi mecrasında yasa ve hukuk tanımaz bir noktaya doğru gidiyor” dedi</p>
<p>13 Şubat günü düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan 15 kadın sendikacından 9’u 16 Şubat günü Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi Hakimliği tarafından tutuklandı. Tutuklanan kadın sendikacılar şöyle: KESK Kadın Sekreteri Canan Çalağan, SES&#8217;in eski Genel Başkanı ve hâlâ Kadın Sekreterliği görevini sürdüren Bedriye Yorgun, Tüm Bel Sen Kadın Sekreteri Güler Elveren, Eğitim Sen Ankara Şube Kadın Sekreteri Güldane Erdoğan, SES Ankara Şube Kadın Sekreteri Nurşat Yeşil, SES Kadın Komisyonu üyeleri Belkıs Yurtseven, Hülya Saruhanoğlu, Eğitim Sen Kadın Komisyonu üyeleri Evrim Özdemir ve Hatice Kahraman.</p>
<p>GİZLİ SORUŞTURMANIN GELDİĞİ VAHİM NOKTA</p>
<p>İHD yaptığı açıklamada, “Görüldüğü gibi KESK ve bağlı sendikaların kadın çalışmalarını yürüten yöneticileri tutuklandı” diyerek şöyle devam etti: “Avukatlarından aldığımız bilgiye göre, soruşturma tamamen gizli yürütüldü. Gözaltında kaldıkları süre boyunca suçlamayla ilgili hiçbir soru sorulmadı. Savcılıkta hiçbir belge gösterilmedi; sadece birkaç soru soruldu. Sorgu hâkimi kendilerine yöneltilen suçlamayla ilgili belgeleri kendilerine göstermedi. Sadece onları dinledi. Sonuçta beş kişiyi serbest bıraktı; dokuz kişiyi tutukladı. Belki de ilk defa insanlar kendileriyle ilgili soruşturma dosyasının kapağını bile göremeden tutuklandılar. Kendilerine sadece 2009 yılında bir kişinin bilgisayarında çıktığı belirtilen bazı yazılarda, kendileriyle ilgili özgeçmiş bilgileri bulunması gerekçe gösterilerek, “yasadışı örgüt üyeliği”yle suçlandılar. Başkaca somut bir suçlamayla karşılaşmadılar.”</p>
<p>ÖZEL YETKİLİ YARGILAMA YASA VE HUKUK TANIMIYOR</p>
<p>Açıklamada şunlar belirtildi: “Özel yetkili yargılama sistemi artık kendi mecrasında yasa ve hukuk tanımaz bir noktaya doğru gidiyor. Bu mahkeme ve savcılıklar AİHM içtihatlarını tanımıyor. Aynı suçlamayla karşılaşan on dört kişiden beşine adlî kontrol uygulanabiliyor ancak dokuzuna niçin uygulanamıyor? Bu mahkemeler kendine özgü bir muhakeme sistemi oluşturmuş durumdalar. Siyasal iktidarın bu hukuksuzluğa biran önce son vermesi lazım. Sadece başbakanın görevlendirdiği kişilerin korunmasıyla! yetinen bir siyasal iktidarın yaratmış olduğu özel yargılama sisteminin vahametini artık anlaması lazım.</p>
<p>KADINLARIN PANTOLON GİYMESİ BİLE MÜCADELEYLE ELDE EDİLDİ</p>
<p>KESK kurulduğu yıldan beri ve KESK’e bağlı sendikalar uzun zamandır toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesi vermeye çalışmaktadır. Bunun için tüzüklerini değiştirmişlerdir. Genel Kurul kararları almışlardır. Merkezî ve yerel kadın komisyonları kurup mücadele etmektedirler. Kamu görevlisi kadınların pantolon giymesi bile mücadeleyle elde edilmiş bir kazanımdır. KESK’i diğer konfederasyonlardan ayıran en önemli özellik vermiş olduğu kadın mücadelesidir. KESK’in bu bağlamda toplumsal muhalefet içerisindeki aktivitesi engellenmekte, yasadışı gösterilmeye çalışılmaktadır. Yapılacak yargılamada suçlamaların asılsızlığı ortaya çıkacaktır, ancak geçecek zaman içerisindeki mağduriyetlerin bedelini KESK’li kadınlar ve bu kadınların çocukları ödeyecektir.</p>
<p>ANNELERİYLE BİRLİKTE ÇOCUKLARI DA CEZALANDIRILDI</p>
<p>AKP iktidarının kadın-erkek eşitliği algısı yerine aile algısını benimsediği bu dönemde, yaratmış olduğu özel yargılama sistemi bunu dahi görmedi. Tutuklanan KESK’li kadınların birçoğunun küçük yaşta çocukları ve sağlık sorunları bulunmaktaydı. Çocuklar açısından anayasadaki çocuğun yararı ilkesi görmezden gelindi ve tutuklanan anneleriyle beraber çocuklar da cezalandırıldı. Beğenmediğimiz bu anayasanın emredici kurallarına dahi uymayan bu özel yargılama sistemi, daha fazla insanı yutmadan biran önce sona erdirilmelidir.</p>
<p>Tutuklu kadın sendikacıların en kısa zamanda serbest bırakılmasını bir kez daha talep ediyoruz.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://pembehayat.org/wp-content/uploads/2012/02/9_kadin_sendikaci_tutuklandi__20120217_102825.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-986" title="9_kadin_sendikaci_tutuklandi__20120217_102825" src="http://pembehayat.org/wp-content/uploads/2012/02/9_kadin_sendikaci_tutuklandi__20120217_102825-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>ANF NEWS AGENCY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pembehayat.org/ihd-kadin-sendikacilar-derhal-serbest-birakilmali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>9 Kadın Sendikacı Tutuklandı!</title>
		<link>http://pembehayat.org/9-kadin-sendikaci-tutuklandi/</link>
		<comments>http://pembehayat.org/9-kadin-sendikaci-tutuklandi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 12:55:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pembe Hayat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pembehayat.org/?p=981</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul - 13 Şubat günü KESK, SES ve Tüm Bel-Sen Genel Merkezi&#8217;ne &#8220;KCK&#8221; adı altında yapılan baskın ile gözaltına alınan 14 kadın sendikacıdan 9&#8242;u &#8220;Örgüt üyesi olmak&#8221; iddiasıyla tutuklandı. Savcılık ifadeleri devam eden ve ardından tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edilen 14 kadın sendikacıdan KESK eski Kadın Sekreteri Songül Morsümbül, BES üyesi Leman Kiraz, Eğitim Sen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span><strong>İstanbul - </strong></span>13 Şubat günü KESK, SES ve Tüm Bel-Sen Genel Merkezi&#8217;ne &#8220;KCK&#8221; adı altında yapılan baskın ile gözaltına alınan 14 kadın sendikacıdan 9&#8242;u &#8220;Örgüt üyesi olmak&#8221; iddiasıyla tutuklandı.</p>
<p>Savcılık ifadeleri devam eden ve ardından tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edilen 14 kadın sendikacıdan KESK eski Kadın Sekreteri Songül Morsümbül, BES üyesi Leman Kiraz, Eğitim Sen Ankara Şube Üyesi Meral Hız, Eğitim Sen Ankara Şube üyesi Nezahat Aslan ve SES Eğitim Sen 2 Nolu Şube üyesi Şefika Şimşek tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.</p>
<p>KESK Kadın Sekreteri Canan Çalağan, Eğitim Sen 1 Nolu Şube üyesi Hatice Beydilli, SES Ankara Şube Kadın Sekreteri Nurşat Yeşil, KESK eski yöneticisi Belkıs Yurtsever, Tüm Bel-Sen Kadın Sekreteri Güler Elveren, SES Kadın Sekreteri Bedriye Yorgun, Eğitim Sen 1 Nolu Şube üyesi Evrim Oğraş, SES Ankara Şube Yöneticisi Hülya Mendilligil, Eğitim Sen 2 Nolu Şube Kadın Sekreteri Güldane Erdoğan ise, &#8220;Örgüt üyesi olmak&#8221; suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p>
<p>Öte yandan Ankara Adliye Sarayı önünde sabah saatlerinden itibaren bekleyen gözaltındakilerin yakınları, KESK Genel Başkanı Lami Özgen, KESK Genel Sekreteri İsmail Hakkı Tombul, Tüm Bel-Sen Genel Başkanı Vicdan Baykara, Genel Sekreter İzzettin Alpergin ile KESK&#8217;e bağlı diğer sendikaların yönetici ve üyeleri kararı &#8220;Baskılar bizi yıldıramaz&#8221; sloganları ile protesto etti.</p>
<p><a href="http://pembehayat.org/wp-content/uploads/2012/02/sendikacilaradiliye.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-982" title="sendikacilaradiliye" src="http://pembehayat.org/wp-content/uploads/2012/02/sendikacilaradiliye-300x218.jpg" alt="" width="300" height="218" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>ANF NEWS AGENCY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pembehayat.org/9-kadin-sendikaci-tutuklandi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seks İşçilerinin Sendikal Örgütlenmesini DİSK Üstlenmeli!</title>
		<link>http://pembehayat.org/seks-iscilerinin-sendikal-orgutlenmesini-disk-ustlenmeli/</link>
		<comments>http://pembehayat.org/seks-iscilerinin-sendikal-orgutlenmesini-disk-ustlenmeli/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 11:54:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pembe Hayat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pembehayat.org/?p=976</guid>
		<description><![CDATA[“Seks İşçiliği Tartışmaları ve Seks İşçiliğine Karşı Muhafazakâr Tavırlar” başlıklı Çarşamba Semineri dün (15 Şubat), Kaos Kültür Merkezi’nde, Pembe Hayat Derneğinden  Elçin Kurbanoğlu’nun sunumu ile gerçekleşti. &#160; Konu seks işçiliği olduğunda, kadın hareketlerinin, sosyalist örgütlerin ve diğer muhalif grupların dahi muhafazakârlaşmasından hareketle seks işçilerinin varlığı ve yaşadığı hak ihlallerini konuşmanın, bu alanda politika üretmenin önemi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>“Seks İşçiliği Tartışmaları ve Seks İşçiliğine Karşı Muhafazakâr Tavırlar” başlıklı Çarşamba Semineri dün (15 Şubat), Kaos Kültür Merkezi’nde, Pembe Hayat Derneğinden  Elçin Kurbanoğlu’nun sunumu ile gerçekleşti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img src="http://www.kaosgl.org/resim/KaosGL/Etkinlik/elcinkurbanoglu_02.jpg" alt="" width="550" height="373" align="middle" border="5" hspace="5" vspace="5" /></p>
<div>Konu seks işçiliği olduğunda, kadın hareketlerinin, sosyalist örgütlerin ve diğer muhalif grupların dahi muhafazakârlaşmasından hareketle seks işçilerinin varlığı ve yaşadığı hak ihlallerini konuşmanın, bu alanda politika üretmenin önemi çok daha fazla hissediliyor.</div>
<div></div>
<div>Kaos GL Çarşamba seminerlerinde bu hafta, bu çok tartışmalı konu hakkında Elçin Kurbanoğlu’nu dinledik.</div>
<div></div>
<div>Elçin Kurbanoğlu, seks işçiliği alanında sözü olan feminist akımlar hakkında verdiği bilgilerle başladı sunumuna. İnsan hakları vurgusuyla politika üreten liberal feminizm, sınıf temelli politikalarıyla sosyalist feminizm, cinsiyet temelli politikalarında trans bireyleri konumlandırmakta zorlanan radikal feminizm, farklı kimlikler üzerinden feminist politika üreten postmodern feminizm ve son olarak diğer türlerle pragmatist bir bağı bulunan eleştirel feminizm. Bu kısa özete, Türkiye’deki kadın hareketlerinin bu akımlarda olduğu gibi ‘feminist’  olarak anılmadıklarını, kadın hareketinin daha çok oy-temsiliyet hakkı için mücadele ettiği, şiddet karşıtı politika ürettiği bilgisiyle devam etti.  Dolayısıyla, Türkiye’de seks işçileri karşılarında örgütlü feministlerden çok, çeşitli kadın hareketlerini kendisine muhatap olarak almakta, bağlantıyı kadın örgütlerinin özneleriyle kurmakta.</div>
<div></div>
<div>Ancak bu bağlantı, dayanışma ve ortak mücadele etmekten çok, seks işçiliği sıfatının bu çevrelerce tanınmaması, dolayısıyla da seks işçiliğinin meşruiyetinin kabul görmemesi olarak kurulmakta. Kurbanoğlu’na göre, bugün, seks işçiliği tıpkı kadın hareketinin içinde olduğu gibi sosyalist hareketin içinde de kabul görmemeye devam ediyor. Bu benzer yaklaşımın kökenini ise muhafazakârlık olarak ele almak mümkün.</div>
<div></div>
<div>3 Mart 2011 tarihinde gerçekleşen, Pembe Hayat Derneğinin örgütlediği Seks İşçiliği Sempozyumu’nda bu konu üzerine konuşan, Kadın Kapısı’ndan <strong>Eylem Çağdaş</strong> ve Sosyalist Feminist Kolektiften Müge Yetener’in sunumlarından alıntılar yapan Kurbanoğlu, ’<em>aslında feministlerin seks işçilerini potansiyel müttefik olarak gördüğünü ama buna rağmen bir çoğunun seks işçiliğinin reddine doğru giden düşünceleri sebebiyle bir arada duramadıklarını’</em> belirtti. Elçin Kurbanoğlu’nun Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformun’da yer alan seks işçilerinin benzer sebeple platformdan ayrılmak zorunda kalmalarına ilişkin verdiği örnek onun bu bahsini güçlendirir nitelikte oldu.</div>
<div>Kurbanoğlu, sorunun temsiliyet sorunu olduğuna, <em>‘seks işçiliğini, işçilik olarak tanımlanmadıkça, bu alanda çalışan kişiler yaşadıkları hak ihlallerinde, karşısında bir muhatap bulamayacak’</em> sözleriyle açıklık getirdi.  Benzer bir şekilde<em>’mağdurlaştırma’</em> politikalarının da aynı temsiliyet sorununu doğurduğundan söz etti.</div>
<div> <img src="http://www.kaosgl.org/resim/KaosGL/Etkinlik/elcinkurbanoglu_01.jpg" alt="" width="550" height="411" align="middle" border="5" hspace="5" vspace="5" /></div>
<div>Seks işçiliği tanımının kabul görmesinin, bu alanda çalışan kişilerin haklarını arama hususunda önemli bir adım olduğunu, bu adımla birlikte, sosyal haklar, barınma hakkı gibi en temel insan haklarının savunusunun daha kolay yapılabileceğini ekledi Kurbanoğlu. Ardından, bugün seks işçilerinin hukuktaki boşluklardan ve hukukun uygulamasından dolayı yaşadıkları iki temel sorununun olduğunu dile getirdi: <em>’Seks işçilerinin güvensiz çalışmasına sebep olan genelevlere yapılan başvuruların kabul edilmemesi ve bu uygulamayla çelişen sokakta hayatını riske atarak çalışmak zorunda kalan seks işçilerine, Kabahatler Kanunu’na göre kesilen cezalar.’</em> Yani seks işçileri hem sokakta güvencesiz bir şekilde çalışmaya mecbur tutuluyor hem de sokakta çalıştıkları için cezalandırılıyorlar.</div>
<div></div>
<div>Elçin Kurbanoğlu, bu ve benzer hak ihlallerine karşı daha güçlü bir mücadele yürütebilmek için seks işçilerinin sendikal örgütlenmesinin, <strong>DİSK</strong> tarafından üstlenilmesi gerektiğini ancak 3 Mart tarihinde düzenlenen seks işçileri sempozyumunda dahi yer almak istemediklerini anımsattı.</div>
<div></div>
<div>Kurbanoğlu, inkâra, şiddetli hak ihlallerine rağmen, seks işçiliğine yönelik muhafazakâr algının değişeceği ve örgütlenen seks işçilerinin, haklarını elde edeceğini bu sebeple seks işçilerinin alanlarda yer almaya devam edeceğini söyledi.</div>
<div></div>
<div><strong>Haber: </strong>Aslı Yüce  -Kaos GL</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pembehayat.org/seks-iscilerinin-sendikal-orgutlenmesini-disk-ustlenmeli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Patronsuz ve Pezevenksiz Bir Dünya İçin!</title>
		<link>http://pembehayat.org/patronsuz-ve-pezevenksiz-bir-dunya-icin/</link>
		<comments>http://pembehayat.org/patronsuz-ve-pezevenksiz-bir-dunya-icin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Feb 2012 11:37:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Pembe Hayat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazıları&Tanıklıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pembehayat.org/?p=970</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz Mart ayında Ankara&#8217;da gerçekleşen, Seks İşçiliği ve İnsan Hakları Sempozyumu Pembe Hayat tarafından geçtiğimiz günlerde kitaplaştırıldı. Seks İşçilerinin Hakları İnsan Haklarıdır isimili kitap Türkçe ve İngilizce olarak okunmaya hazır. Çalışma, Genel ahlak damgalama ve şiddet, mevzuat: yasal ayrımcılık, çalışma hayatı ve iş güvenliği, hangi feminizm: seks işçileri feminist hareketin neresinde?, emek eksenli hareket: kırmızı şemsiye ve sendikalaşmauluslararası seks [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz Mart ayında Ankara&#8217;da gerçekleşen, Seks İşçiliği ve İnsan Hakları Sempozyumu Pembe Hayat tarafından geçtiğimiz günlerde kitaplaştırıldı. Seks İşçilerinin Hakları İnsan Haklarıdır isimili kitap Türkçe ve İngilizce olarak okunmaya hazır. Çalışma, Genel ahlak damgalama ve şiddet,<br />
mevzuat: yasal ayrımcılık, çalışma hayatı ve iş güvenliği, hangi feminizm: seks işçileri feminist hareketin neresinde?, emek eksenli hareket: kırmızı şemsiye ve sendikalaşmauluslararası seks işçileri hakları hareketi konularından oluşuyor. Kitabı edinmek için, Pembe Hayat ve Kaos Gl&#8217;ye başvurabilirsiniz.<br />
<a href="http://pembehayat.org/wp-content/uploads/2012/02/sexworkers_turkey.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-971" title="sexworkers_turkey" src="http://pembehayat.org/wp-content/uploads/2012/02/sexworkers_turkey-300x204.jpg" alt="" width="300" height="204" /></a></p>
<p>Aşağıda Mart ayındaki sempozyumun ardından yazılmış bir değerlendirme yazısı bulacaksınız. Keyifli Okumalar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><strong>PATRONSUZ VE PEZEVENKSİZ BİR DÜNYA İÇİN</strong></p>
<div style="text-align: center;" align="CENTER"><strong><br />
</strong></div>
<div>Hindistan’ın Kalküta kenti, 3-6 Mart 2001 tarihleri arasında düzenlenen seks işçileri karnavalında 50.000’in üzerindeki seks işçisi ve eylemciyi ağırlamıştı. Bu evrensel etkinliğin ardından, 3 Mart tarihi dünyanın birçok ülkesinde seks işçilerinin haklarını dile getirdikleri bir gün olarak kutlanmaya başlandı. Seks İşçileri Hakları Günü, Türkiye’de ise ilk defa 1 Mart 2009 tarihinde kutlandı.</div>
<div>Bu yıl, Ankara’da Pembe Hayat LGBTT’nin önderliğinde seks işçilerinin haklarının baz alındığı bir sempozyum düzenlendi. 5-6 Mart tarihleri arasında gerçekleşen Seks İşçileri Sempozyumu, uluslararası katılımcı ve aktivistlerin buluştuğu platform haline geldi. Etkinlik, seks işçilerinin gündelik sorunlarından, örgütlenme hususuna dek birçok konunun tartışıldığı iki güne tanıklık etti. Son derece yoğun geçen oturumların ardından hem sempozyumu değerlendirmek hem dünyada ve Türkiye’de yaşanan tartışmaları anlayabilmek hem de bugünün Türkiye’sinde seks işçilerinin haklarını düzenleye(meye)n yasal mevzuata göz atalım.</div>
<div>
<div><img src="http://2.bp.blogspot.com/-MX-wZt2HdA4/Tqj4vdrT_7I/AAAAAAAABxk/fhsYzAPIPvM/s320/sex-workers-rights1.jpg" alt="" /></div>
</div>
<div><strong>Türkiye’de Yasal Mevzuat</strong></div>
<div></div>
<div>Seks işçiliği kimi çevrelerce bir meslek olarak görülsün ya da görülmesin, Türkiye’de ve dünyada milyonlarca insan seks satarak yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Bütün diğer gelir elde edilen işler de olduğu gibi, devletler seks karşılığı elde edilen geliri de kontrol etmek ve bu gelirden üzerine düşeni almak istiyor.</div>
<div>Ülkeden ülkeye göre değişen yasalara rağmen tüm devletlerin kanunlarında seks işçilerinin kazandıkları üzerinden belli bir tasarruf öngörülüyor. Bu tasarruf kimi zaman seks pazarlanmasının yasaklanmasında, kimi zaman düzenlenmesinde kimi zamansa kısıtlanması yoluyla gerçekleştiriliyor.</div>
<div>Türkiye hukukunda seks işçilerine ilişkin ilk yasal düzenlemenin, 1930 yılında yapıldığını görüyoruz. Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile fuhuşu düzenleyecek nizamnamelerin çıkaraılacağına ilişkin hükümler görüyoruz. 12 Nisan 1930 tarihinde çıkarılan Fuhuşla Mücadele Hakkında 2019 sayılı Tamim, yeni genelev açılmasını yasaklamış, seks satın almayı tamamen yasaklamıştı. 1933 senesinde çıkarılan Fuhuşla ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Nizamnamesi benzer hükümleri taşır. 1961 yılında yapılan düzenleme ise, kayıtlı seks işçiliği uygulamasını getirmiştir. Bugün yürürlükte olan mevzuatın temel dayanağı olan 1961 tarihli tüzük, aslında bir hayli sorunlu.</div>
<div>Öncelikle tüzük seks işçisi olarak yalnızca kadınları kabul etmekte. Kayıtlı olarak seks işçisi olan kadının, hüviyet cüzdanına el koyuluyor ve kadına onun yerine vesika veriliyor. Bu vesika ile seks işçisi kadın, sosyal güvenceye kavuşuyor belki ama birçok insani hakkından da mahrum bırakılıyor. Örneğin, 1998 yılında çıkan İç İşleri Bakanlığı Genelgesi, seks işçilerinin, il dışına çıkabilmelerini, zührevi hastalıklar ve fuhuşla mücadele komisyonundan izin alma koşuluna bağlıyor. Kısaca, medeni kanunda her bireye tahsis edilen, özgürce seyahat edebilme hakkı, seks işçilerinden esirgenmiş durumda.</div>
<div>1961 mevzuatıyla seks satmayı yasalaştıran model uyarınca, Türk Ceza Kanunu, kayıtlı olarak çalışmayan seks işçilerini cezalandırıyor. Ceza kanununun 526. Maddesine göre hukuka uygunluk göstermeyen seks pazarlamak başka bir suça sebep olmadığı takdirde, üç aydan altı aya dek hafif hapis ve bin liradan üçbin liraya dek hafif para cezasına çarptılır. Ceza kanununda yapılan bu düzenleme, yıllarca bir çok seks işçisini zor durumda bıraktı. Kayıtlı olarak seks işçisi almayan ve yeni genelevler açmayan devlet, bunu toplumsal ahlak ve sağlık gerekçesiyle yapmş olsa dahi, asıl olarak aracıların cebini güçlendirmiş bunun yanında seks işçilerinin güvenlik sorunlarını arttırmıştır.</div>
<div>5237 sayılı Kabahatler Kanunu, önceden suç kabul edilen bazı fiilleri kabahat olarak düzenledi. Kayıtsız seks işçileri de bu kanunla birlikte adli açıdan değil idari açıdan yargılanmaya başladı.</div>
<div>Ancak bu kanun da devletin aracılardan sonra emniyet teşkilatının elini güçlendiren bir çalışma haline geldi. Bildiğimiz gibi, bir meslek olarak kabul edilmeyen seks işçiliği devletin vergi toplayamadığı bir çalışma sahası. Bu çalışmanın muhasebeleştirilmesi açısından böyle gibi görünse dahi, kabahatler kanunu bahane edilerek seks işçilerine düzenli olarak emniyet çalışanlarının kestiği trafik cezaları aslında bir çeşit dolaylı vergileme yöntemi.</div>
<div>Pazar günü gerçekleştirilen oturumda konuşmacı olan, Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneğinden Sinem Kuzucan, bu sıkıntıyı şöyle ifade etmişti: ‘Sürekli olarak ceza kesiyorlar, polis beni çevirdiğinde, bak ben vergisini ödeyen bir vatandaşım, bunları sabah ödedim (trafik cezalarını* kastediyor). Yakında vergi levhamı da alacağım’</div>
<div>Kuzucan’ın esprili bir dille ifade ettiği trafik cezası gerçek anlamda bir baş belası. Güvenliksiz bir şekilde sokaklarda çalışan seks işçileri, kaldırımı işgalden cezalandırılıyor. Birçok seks işçisi kendilerine kesilen cezaları ödeyebilmek adına yeniden seks satmak zorunda kalıyorlar.</div>
<div><strong><br />
</strong></div>
<div><strong>Seks İşçilerinin Evrensel Sorunları</strong></div>
<div></div>
<div>Yukarıda Türkiye’de seks işçilerini ilgilendiren bir dizi yasaya yer verdik. Kadınlara karşı işlenen suçlar ve kadın cinayetleri alanında son günlerde hızla artan olaylar seks işçisi kadın, erkek ve transların yaşamını oldukça kötü etkiliyor. Birçoğu kayıtsız çalışan seks işçisi hemen hemen her gün, taciz, tecavüz, gasp, yaralama gibi şiddet olaylarıyla karşılaşıyorlar. Çoğunun sağlık güvencesi olmadığı için, başlarına gelen herhangi bir olayda çoğunlukla yaralarını kendileri sarmaya çalışıyorlar.</div>
<div>Bu yalnız Türkiye’de geçerliliği olan bir durum değil. Seks işçileri dünyanın tüm ülkelerinde hor görülüyor ve ciddi hak ihlalleriyle karşılaşıyorlar.</div>
<div>Fransa Seks İşçiliği Sendikası üyesi, Thierry Schaffauser, bu sorunun evrensel bir sorun olduğunu seks işçilerinin örgütlenme tarihine değinerek ifade etti. İlk defa 1975 yılında Fransa’da ve 1982 yılında greve çıkan seks işçilerinin, sorunlarının bugün dünyanın bütün ülkelerinde seks satarak yaşamını sağlayan insanların sorunları olduğuna değindi. Paris sokaklarında çalıştıklarında birisinin, onlara saldırdığında, polise haber vermeye korktuklarını, çünkü gelen polisin saldırganı değil kendilerini cezalandırdığını anlatan Schaffauser, sendikalaşmak ve örgütlenmek önünde birçok engelin olduğunu söyledi. Schaffauser’in sunumunda önemli bir ayrıntı vardı. Sendikalaşma için öncelikle bir meslek olarak görülmeleri gerekiyordu. Oysa bir iş sözleşmeleri ya da hukuki dayanakları yoktu. Oysa, bu iş bir meslekti, para kazanılıyordu ve kapitalizmdeki diğer tüm işler gibi, yabancılaşmayı ve sömürüyü beraberinde getiriyordu. Kendi hayatından örnek veren konuşmacı, Fransa’da daha önce postacı olarak çalıştığını ve o zaman da 14 saatlik iş gününün ardından kendini tecavüze uğramış gibi hissettiğini söyledi. Marks’ın El Yazmalarından alıntılayacak olursak, fahişelik, işçilerin genel fahişeliğinin özel bir ifadesiydi.</div>
<div>Avrupa’da ve Türkiye’de birçok feminist yapı ve sol siyasi parti ve sendikalar dahi, seks işçiliğini bir meslek olarak gördüklerinde bunun kabulleniş olacağından bahsediyor. Oysa onu kabul etmemek, yasaklamak ve reddetmek, insanların yaşamak için seks satmak zorunda kalmayacakları bir dünya kurulmadan hiçbir işe yaramayacak. Yasaklar sadece, ahlaki baskıyı güçlendirecek, çalışanların ücretlerini düşürecek, güvenliklerini tehlikeye atacak. Bir açıdan bakıldığında sömürüyü şiddetlendirecek. Çünkü tüm devletler, seks işçiliğini yasal hale getirmiş ya da suç olarak bakmış fark etmez, her biri fuhuş sektöründen istediğini alacağı hukuki düzenlemeye sahip.</div>
<div><strong><br />
</strong></div>
<div><strong>Sendikalaşma Süreci Üzerine</strong></div>
<div></div>
<div>Tüm konuşmacıların üzerini defalarca çizdiği sendikalaşma konusuna geldiğimizde, seks işçilerinin örgütlenme zorunluluğunu baştan kabul ederek, sendikanın günümüzdeki işlevini tıpkı diğer çalışan sendikalarda eleştirisini verdiğimiz gibi konuşmak gerekir.</div>
<div>Bugün hayatları her daim tehlike altında olan, küçümsenen, en temel haklarının dahi gasp edildiği, sosyal güvencesi olmayan milyonlar yani seks işçilerinin ihtiyacı olan bir sendika mıdır?</div>
<div>Schaffauser, kendi hayatından çarpıcı örnekler vererek devam ediyor<em>: ‘Ben Birleşik Krallıkta porno sektöründe çalışıyorum, Paris sokaklarında fahişelik yapan bir eşcinsel ve bir uyuşturucu bağımlısıyım. Ama sendika toplantılarında, kendi haklarını savunan ve belli bir bölgenin oy verdiği bir sendikacıyım. Bu çok önemli bir deneyim’</em></div>
<div>Örgütlü seks işçileri şunu biliyorlar. Kapitalizm onların gerçek düşmanı ama bu sistemin yıkılmasını eli kolu bağlı beklemek onlar gibi hayatları sürekli tehlikede olan insanlar, için geçerli değil. Sendikalaşma sürecini bu sebeple daha çok önemsiyorlar. Güvenlikleri, ücretleri ve sağlıkları için örgütleniyorlar. Onlar, için sendika demek, bu yasal haklardan faydalanmak için bir araç.</div>
<div>2009 yılında Pembe Hayat tarafından gerçekleştirilen söyleşilerin bulunduğu Türkiye’de Kadın Olma Halleri adlı kitapçıkta, Seks işçilerinin sendikalaşma sürecine ilişkin bölümde, Ali Erol’dan bir alıntıyla devam edelim:</div>
<div>‘…<em>Biz sendika istemiyorduk. ‘Eşcinseliz, işçiyiz, sendikalarda ve çalışma hayatında biz de varız ama mevcut sendikalar bizim görünürlüğümüze izin vermiyor diyorduk ve dolayısıyla mevcut sendikaların, eşcinsel-biseksüel realitesini tanımasını istiyorduk. Ancak seks işçilerinin şimdiki sendikalaşma talepleri oldukça ayırt edici bir yöne ve Kırmızı Şemsiye Seks İşçileri İnsiyatifi’nin ağ oluşturma perspektifi buraya çok uygun.’**</em></div>
<div>Türkiye’de ise Disk ve Kesk’in durumu ortada. 1 Mayıs’lara seks işçilerinin katılmasını açıkça istemiyorlar. Bu konuda ayrılıkçı tutumlarının altındaki ahlaki zemin daha ürkütücü.</div>
<div>Panelde olan Eğitim Sen Genel Başkan’ı, bu konuda ki eleştirileri kabul ediyor ve sendikaların karma örgütler olduğunu ama zamanla bunların aşılacağını söylüyor. Açıkçası biz bu kadar emin değiliz. Çünkü KESK yakın tarihte kendi merkez yürütme kurulundaki taciz olaylarını büyük bir rahatlıkla kapattı. Tercihini erkek egemen söylemden yana kullanan Kesk MYK’sı tıpkı ve kadın sekreterliği, seks işçileri için çok daha geri bir söylemi benimseyecekleridir. (Kesk’in taciz olayının üstünü kaparken sunduğu gerekçelerden bir tanesi de Kesk’in mücadelesine ve tarihine zarar verildiği düşüncesiydi. Yani kadın sekreterliğinin yaptığı açıklama, bu tacizin bir komplo olduğu yönündeydi)</div>
<div>Anladığımız kadarıyla sendika, seks işçileri için örgütlenebilecekleri ve bazı yasal haklar elde edebilecekleri birçok araçtan yalnızca bir tanesi. Kırmızı Şemsiye İnsiyatifi’nin, Fransa’da örgütlü olan ve uluslararası bir örgütlülük oluşturma çabasında olan bir sendika olduğunu anımsatalım.</div>
<div><strong><br />
</strong></div>
<div><strong>Seks İşçileri Örgütlenmeli</strong></div>
<div></div>
<div>Sömürün diğer çalışma biçimlerinde olduğu gibi son derece gerçek ve ağır olduğu seks işçiliği, gerek çalışma koşullarının zorluğu gerekse çalışanların karşılaştıkları şiddetle oldukça görünür. Pozitif hukukun, aracıyı, emniyeti ve devleti hatta seks satın alan erkeği yücelttiği gerçeği bir kez daha seks çalışanını yapayalnız ve çaresiz bırakıyor. Ama onlar bugün yalnız değiller. Örgütleniyorlar. Bugün, seslerini duyurma yolunda bir araç olarak gördükleri sendika için mücadele veriyorlar. Bu yetmez elbet. Bugün seks işçileri, işçi sınıfının örgütlü mücadelesindeki yerini almalı. Sınıfının yanında durmalı. Tarihi boyunca ezilen, hakları gasp edilen seks çalışanları sınıfları ortadan kaldırmak için kolları sıvamalı.</div>
<div>O halde, sempozyumda birçok kez kendilerinin tekrar ettiği gibi:</div>
<div>‘<em>Dünyanın bütün fahişeleri birleşin!’</em></div>
<div></div>
<div>*Kabahatler Kanunu, 37. Madde: Mal veya hizmet satmak için başkalarını rahatsız eden kişi, elli Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılır. Bu kabahat dolayısıyla idari para cezası vermeye kolluk veya belediye zabıta görevlileri yetkilidir.</div>
<div>** Türkiye’de Kadın Olma Halleri, sf. 11</div>
<div>Not: Pembe Hayat Derneğinin çıkardığı, Yasayla Cinsel Münasebet adlı broşürden faydalanılmıştır.</div>
<div></div>
<div><a href="http://yaziizleri.blogspot.com/">http://yaziizleri.blogspot.com</a>-ASLI</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pembehayat.org/patronsuz-ve-pezevenksiz-bir-dunya-icin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

