HABERLER > Medya’nın ‘Travesti’ Merakı
6 Eylül 2017

Medya’nın ‘Travesti’ Merakı

Trans bir seks işçisi kadının çalıştığı evde, müşterisi hayatını kaybetti. Bunun üzerine sosyal medyadaki transfobik söylemler, haberlerdeki hak ihlallerini KaosGL.org editörü, gazeteci Yıldız Tar ve Pembe Hayat Avukatı Rıza Yalçın Koçak’a sorduk.

 

 

Bazı gazetelerden haberler;

Yurt Gazetesi

Yurt gazetesi ‘Travesti Merakı Öldürdü’ başlığıyla haber girdi. Haberin devamında hayatını kaybeden kişinin sürekli evli ve bir çocuk babası olduğunu belirterek polislerin ailesine nasıl haber verecekler tartışmasını açtı. Aynı zamanda trans kadının ev adresini direkt veren Yurt Gazetesi mahalle muhtarından da görüş almayı unutmadı. Mahalle muhtarı: "Antalya’nın en eski ve en güzel mahallesinden biriyiz. Ama zamanda mahallemizde travesti tabir edilen kitle arttı. Asayiş bakımından Antalya’da kırmızı çizgiyle söylenen bir mahalle haline geldik. Yetkililerimize sorunları iletiyoruz ama bir sonuç alınmış değil. Bugün de bir travestinin evinde müşterisi öldü" dedi.

Kent Gazetesi

Kent Gazetesi haberi ölüm neden belli olmamasına rağmen trans kadını suçlayarak girdi. Haber başlığını ‘Travesti Evinde Şüpheli Ölüm’ diye giren Yurt Gazetesi trans kadının adresini paylaşmaktan çekinmedi. Polisin zor anlar yaşadığını ifade eden gazete, ailesine haber vermekte güçlük çektiklerini söyledi.

Hilal Gazetesi

Hilal Gazetesi ise haberi ‘Mahallenin Travesti İsyanı’ diye aldı. Huzurun ve ahlakın kalmadığına dikkat çeken haberde tek sorunun Transların olduğuna dikkat çekilmişti. Muhtarlığa sürekli şikayetlerin geldiğini ve ev sahiplerinin kaçtığını ifade eden muhtar, transların yüksek kiralar ödediğini de vurguladı.

Bu dilde yazılmış birçok haber daha… Bu haberlerin dili üzerine KaosGL.org editörü, gazeteci Yıldız Tar: Doğan Haber Ajansı kaynaklı bu haber birçok ulusal ve yerel gazetede, internet sitesinde yer aldı. Bir trans kadının nefret saldırısına uğraması, öldürülmesi ya da yaşadığı ayrımcılığın medyada yer alabilme ihtimalinden çok daha fazla yerde yayınlandı. Hâlâ daha yayınlanmaya devam ediyor. Peki neden? Cevap haberin kurgusunda açığa çıkıyor. Haber en baştan trans kadınları istenmeyen en iyi tabirle ‘magazin nesnesi’ en kötü tabirle ‘ucube’ olarak yansıtmayı tercih ediyor.

Birçok yerde haber, ‘Travesti merakı öldürdü’ gibi başlıklarla yayınlandı. Haber boyunca hayatını kaybeden şahsın evli ve bir çocuk babası olması vurgulanıyor. Hatta dikkatsiz bir okuyucunun sanki evli ve bir çocuk babası bir kişiyi bir trans kadının öldürmüş olabileceği izlenimine kapılmasına yol açacak bir dil tercih ediliyor.

Bu haberlerdeki bir diğer dikkat çeken unsur ise haberin manşetinden sonra en önemli kısmı olan spotta, polislerin hayatını kaybeden kişinin babasına kötü haberi verememesi detayı. Bu detay neden spotta yer alacak kadar önemli? Çünkü bir trans kadın ile birlikte olmak ‘utanılacak bir şey’! Bütün haber boyunca yaratılmak istenen temel hissiyat da bu: Utanç!

Neden ve hangi amaçla yazıldığını tam olarak anlayamadığım bu haberde bütün bunlardan daha vahim bir durum var. O da; olayın gerçekleştiği evin açık adresinin yayınlanmış olması. Hangi kat olduğuna kadar yazılmasının gerekçesi ne olabilir? Kamuyu bilgilendirme görevinin dışına taşan, adeta o evde yaşayan trans kadına dönük bir linç kampanyası örgütlenmesi için işaret fişeği yakan bir detay.

Haberin kurgusu o kadar korkunç ki, “’Yıldız’ takma adını kullanan travesti” ifadesini eleştirmeye, trans kadınların seçtikleri isimlerin gerçek isimleri olduğu, takma isim filan olmadığını anlatmaya gelemiyorsunuz bile…

Haber bu linç girişimi çağrısını doğrular nitelikte sonlanıyor. Muhabir, olayın yaşandığı mahalle muhtarına mikrofon uzatmış. O da, “Antalya’nın en eski ve en güzel mahallesinden birinde” ‘travestilerin’ neden istenmediğini anlatmış… Bütün bir haber sanki bu cümleye ulaşmak için yazılmış. Nihayetinde bir cinayet ya da saldırının olmadığı ‘doğal bir ölüm’ olayının haber değeri taşıması güç. Haber değerini trans kadınları hedef göstermek üzerinden kuran bir anlayış için ise bu olay bulunmaz bir vaha!

Habercilikte en önemli unsurlardan birisi de fikri takip. Bu meselede ise fikri takip denen mevzu yine hedef gösterme anlayışı ile sürüyor. Bugünün yerel gazetesi Hilal’de yayınlanan İhlas Haber Ajansı kaynaklı bir haberde ise bu olay üzerinden muhtara ve ‘mahalleliye’ mikrofon uzatılmış. Bu mahalleli arasında trans kadınlar elbette yok! Haber boyunca ‘Travestiler yüksek kira veriyor’ ifadesi translar açısından değil de mahallede yaşayan ‘makbul vatandaş’ açısından sorun olarak yansıtılıyor. Oysaki habercinin görevi tam da bu cümlenin ardından neden trans kadınların diğer herkesten daha fazla kira vermek zorunda kaldığını araştırmak olmalı. O zaman barınma hakkının nasıl ihlal edildiğini görebileceğiz…

Umuyorum bu haberler, ayrımcı söylemler, hedef gösterme ve nefret fiziksel saldırıya, linç girişimlerine ve zaten barınma hakkı ihlal edilen trans kadınların bir kez daha yerlerinden edilmesine yol açmaz. Böylesi bir durumda bütün bu haberleri yazan, servis eden haberciler birinci dereceden sorumlu olacaktır. Habercilik, sorumluluk gerektirir; düşmanlaştırma ve insanların hayatlarını hiçe saymayı değil!’ dedi.

Haberlerdeki hak ihlallerini değerlendiren Av. Rıza Yalçın Koçak: ’Antalya’da yaşanan bu olaydan sonra yapılan haberlerin dili nefret üretmekle kalmıyor, bu haberler vasıtasıyla hem birçok hak ihlali meşrulaştırılıyor hem de suç işleniyor. Polisin, ölen kişinin yakınına durumu haber vermekte zorlanması seks işçiliğini kanunda suç olarak sayılmamasına rağmen itibarsızlaştırmaya çalışmaktır. Herhangi bir meslek koluna dair üretilen bu söylem ayrımcılık anlamına gelecekken seks işçiliği konusunda bu dilin bu denli rahat üretilmesi sorunludur. Yine haber içinde satır aralarında ev sahiplerinin trans seks işçilerine evleri normalin çok üzerinde fiyatlarla kiraladıkları ifade edilmektedir. Ancak bu açıklama ile transların barınma hakkına erişiminin güçleştirilmesi, fahiş tutarda kira ödemek zorunda bırakılmaları gündem edilmemektedir. Aksine, transların yüksek kiralar vererek ev sahiplerini kandırdığı vurgusu yapılmaktadır. Mahalle halkından ve muhtardan alınan görüşlerde mahallenin Antalya’nın en temiz yerlerinden biri olduğu ancak trans seks işçilerinin gelmesi ile yaşanılamaz bir yere dönüştüğü ifade edilmektedir. Muhtar, birçok kez şikayet ettiklerini ancak trans seks işçilerinin karakoldan serbest bırakıldığını söyleyerek duruma hayıflanmaktadır. Haberi yazan kimsenin, seks işçiliğinin suç, dolayısıyla bir tutuklanma nedeni olmadığını bilmesi gerekmektedir. Ancak hem alınan görüşler, hem de konulan başlıklar ile seks işçiliğinin kendisi kriminalize edilmektedir. Üstelik neredeyse kapı numarasının verildiği haber ile, seks işçilerinin bahsi geçen bölgede bırakalım çalışmayı yaşama koşulları dahi ortadan kaldırılmaktadır.’ dedi.

Haber / Demhat Aksoy