HABERLER > Hazinedar: “LGBT’ye saygı duymamız destek verdiğimiz anlamına gelmez”
30 Ekim 2017

Hazinedar: “LGBT’ye saygı duymamız destek verdiğimiz anlamına gelmez”

Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar, katıldığı Beltaş Vakfı bursiyer adayları buluşmasında “LGBT’ye saygı göstermemiz destek verdiğimiz anlamına gelmiyor” dedi. Tanık olan bir öğrenci KaosGL.org’a “Bu açıklamalar korku siyasetinin ürünüdür, LGBTİ’lere destek vermek kimseyi alçaltmaz” dedi.

 

Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Haznedar Mustafa Kemal Kültür Merkezi’nde Beltaş Vakfı Bursiyer adayları ile buluştu.

Konuşmasında LGBTİ’lerden de bahseden Hazinedar, “LGBT’ye saygı duymamız destek verdiğimiz anlamına gelmez” dedi. Etkinliğe katılan Boğaziçi Üniversitesi LGBTİ+ Çalışmaları Kulübü (BÜLGBTİ+) yaşananları sosyal medya hesaplarında yaptıkları bir açıklama ile şöyle duyurdu:

Sayın Murat Hazinedar, bugün, MKM’de BELTAŞ Vakfı konuşmanızda LGBTİ+lardan bahsederken “Saygı göstermemiz destek verdiğimiz anlamına gelmiyor." dediniz. Kendinizi LGBTİ+ siyaseti açısından kirlenmiş hissetmenizi üzülerek gözlemledik. Her alanda "saygı duymak destek vermek değil" gibi açıklamalar korku siyasetinin ürünüdür. LGBTİ+’lere destek vermek kimseyi alçaltmaz. Aksine kişiye değer kazandırır, itibar sağlar. LGBTİ+’lara destek veren herkesin onur duymasını, kimsenin utanmadan, sürekli kendini aklamak zorunda kalmadan siyaset yapabileceği günler dileriz. Bizi üzdünüz.”

Açıklama sonrası öğrenciler yaşananları KaosGL.org’a anlattı:

“Destek verse ne olur? Sen herkese eşit görevini yap yeterli”

 

Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar, MKM’de BELTAŞ Vakfı konuşmasında LGBTİ+’lara değindi. Siz de oradaydınız, ne dedi, hangi bağlamda böyle bir konuşma yaptı?

Öncelikle kısaca süreçten bahsetmek istiyorum. BELTAŞ Vakfı, Beşiktaş Belediyesi’ne bağlı bir vakıf ve İstanbul’da bulunun bilhassa devlet üniversitelerinde okuyan öğrencilere burs veriyorlardı. Biz de bu bursa başvurduk. Bursun ön elemesini geçtiğimizi, 28 Ekim günü, saat 11’de Mustafa Kemal Kültür Merkezi’ne gelmemizi rica eden bir mesaj aldık.  Gittiğimizde İstanbul’daki üniversitelerden gelen bizler gibi çağrılmış öğrenci arkadaşların da olduğunu gördük. Daha sonra salona geçtik, 900 küsur kişilik bir salondu ve bir hayli doluydu, zaten 1000 küsur öğrenci burs alıyormuş.

Öğrenciler yerlerine geçtikten bir süre Murat Hazinedar belediye başkanı sıfatıyla doğal olarak bir konuşma gerçekleştirdi. İşte bu esnada bir anda, pek de bağlamı olmayan bir yerden, damdan düşer gibi derler ya öylece "LGBT" dedi. "Başıma bir şey geldi, sosyal medyada bana hakaret eden bir arkadaş vardı, bu LGBT meselesi var ya..." diye konuşurken biz konuyu anlamaya çalıştık. Pek de anladığımı söyleyemem. Ama sonra şöyle bir şey dedi: “Bize saldırıyorlar, ’destek veriyorsunuz’ diyorlar. Bakın LGBT’ye destek vermedik, saygı duymamız destek verdiğimiz anlamına gelmez”.

Yani ne menem bir şeymiş bu "LGBT" meselesi de sürekli "destek vermiyorum" diye kendinizi güya temize çıkarmaya çalışıyor. Destek verse ne olur? "LGBT" olmanın nesi bu kadar iğrenç ve pislikçe ki "destek vermedim" diye hesap vermek zorunda hissediyor kendini bilmiyorum.

 “Saygı göstermek” ve “destek vermek” arasında bir fark olduğunu öne sürüyor? Öyle mi gerçekten? Veya “saygı göstermek” LGBTİ+’ların eşitliği için yeterli mi?

Evet, saygı göstermek ve destek vermek arasında bir fark kuruyor. Saygı göstermek medeniyetle ve medeni olmakla eşdeğer, görev bilincine vurgu var. Kirletmiyor kendisini. Saygı göstermek, oysaki destek vermek ne demek? Başka hiçbir konuda böyle ayrımlar yapıyor mu? Yapmıyor. Yapmaz. Mesele LGBTİ olduğunda böyle mesafeli duruşlar koymak zorunda hissediyorlar. Destek vermek ne saygı duymak ne? Sen herkese eşit görevini yap yeterli. Kişisel hayatında destek mi verirsin, ıyyy mı dersin pek de beni bağlamıyor ama böyle ayrımlar koyarak var olan nefreti körüklersen kendini temize çıkaracağım diye olmaz, karşı dururuz, tarihe not ederiz. Çünkü senin "temize" çıkmandan çok daha kıymetlidir bu mücadele ve uzun vadeli bir özgürlük mücadelesi eşyanın doğası gereği senin önündedir, senden kıymetlidir, seni aşar. Sen onu aşamazsın. Tarih senin "temize" çıkmandan taraf olmaz, aksine "LGBT’ye destek olanlardan" taraf olur.

Beşiktaş Belediyesi bir yandan LGBTİ+ların eşitliği için çalışan, protokolü imzalayan, projeler üreten bir belediye. Ama son dönemde Başkan’ın açıklamalarının ayrımcı olduğu belirtiliyor. Bu çelişkiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu çelişkiyi çok acıklı görüyorum. Tam da istenen bu. Tam da istenen korkup kraldan çok kralcı olmaları. Buna ne gerek var? Daha önce de "saygılı tutumumuz eşcinselliği teşvik etmemize neden olmaz" demişti. Gerekçe olarak da çoğul konuşarak inancımız ve toplumsal yaşama bakışımız gibi şeyler söylemişti. Gerçek düşünceleri nedir bilmiyorum; ama bu düşüncelerinde belli ki ciddi bir itibar kaygısı var. Az önce de söylediğim gibi kişisel itibar kaygılarını aşan evrensel ve çağın ta kendisi olan bir özgürlük-eşitlik mücadelesinden söz ediyoruz, keşke bunu görebilseler.

Son olarak orada, o salonda LGBTİ+ hak savunucuları olarak bu cümleleri duymak size kendinizi nasıl hissettirdi?

Aşağılanmış hissediyorsunuz. Daha doğrusu birinin sizi aşağıladığını… İğrenç, pislikçe bir şeyin içindeymişsiniz de toplum diye gerçek, homojen bir şey var da onun dışında marjinal bir ucubeymiş gibi. Halkın oylarıyla seçilen bir belediye başkanı... Halk… Seçim… Azınlık... Az... Güç... İktidar... Pislik/iğrenç/kötü/günahkar/çirkin olmak, öteki olmak... Sonra yalnız olmadığını ve bir hareketin, bilgi birikiminin, akademik toplumun olduğunu bilmek. Bir yandan komik geliyor, gülesi geliyor insanın, bir yandan aman boş ver diyor. Bir yandan kes sesini be diyesi geliyor. Bir yandan kafayı niye bu kadar bu meseleye taktı, iyi bir şey mi söylemeye çalışıyor, sırf LGBT sözcüğünü geçirmek için mi konuştu diyorsunuz… Çünkü hemen sonrasında "Siz üniversite öğrencilerisiniz, artık kafanız her şeye açık olmalı, farklı düşünmelisiniz." diye nasihatlerde bulunmuştu. Böyle karışık hisler, düşünceler, komedi, sinir, irdeleme…

*Röportaj KaosGL.’org’tan alıntıdır.