HABERLER > Akışkan Sayfalar: “Bedenin Cinsiyetlendirilmesi Odak Noktamız Olmalı!”
25 Aralık 2017

Akışkan Sayfalar: “Bedenin Cinsiyetlendirilmesi Odak Noktamız Olmalı!”

İlk sayısı çıkan Akışkan Sayfalar’ın editörü Murat Korkmaz ile söyleştik.

 

 Akışkan Sayfalar’dan bahseder misin?

Temmuz ayında derginin oluşturulmasına başlandı. Ancak sürecin başlangıcı geçtiğimiz sene ODTÜ’de cinsiyetsiz tuvalet girişimimizle oldu. Transfobik ve cisheteronormatif bir yapıyla karşılaştık. Bu yüzden istediğimiz somut kazanımı elde edemedik. Dolayısıyla bir şekilde mücadeleyi bir şekilde devam ettirmek istedik.  KaosGL ve Lubunya dergilerini inceledik öncesinde. Bütün bunlar birleştiğinde ise dergi yapma fikri doğdu. Zaten dergilerin birçoğu LGBTİ+ dergilerdi. Ancak transların ve cinsiyetsiz kişilerin erişebileceği dergiler çok kısıtlıydı. Biz de sadece trans+ kişilere yer verilecek, bu kişilerin kendilerini geliştirebileceği alanlar yaratacak ve okuyanların cinsiyetsiz mücadeleden bir şeyler bulabileceği içerikler olsun istedik.

Aynı zamanda Akışkan Sayılar’ın seslendirmesi yapılıyor. Bunun amacı ise her kesimden insana ulaşılabilir kılmak. Görme engelliler ve okuma konusunda sıkıntı yaşayan kişiler için bu şekilde alternatifler üretiyoruz.

Akışkan Sayfalar’ı var edenler kimler?

Biz ODTÜ Psikoloji bölümünden 2 arkadaş olarak çıktık yola. Doğduğu yerin bir okul olması da bu anlamda çok değerli çünkü biz trans+ kişilerin eğitimi engelleniyor. Derslerde sürekli ikili cinsiyetçi ders içeriklerine maruz kalıyoruz. Bunun sürekli devam etmesi tahammül edemeyeceğimiz bir noktaya geliyor ve bu noktada da sistem eliyle derslerden uzaklaşıyoruz. Derginin çıkış amacı da aslında tam da buradan doğru diyebiliriz.

O zaman Akışkan Sayfalar hak ihlalleri ve ayrımcılıklar üzerinden kendini karşı bir noktada var edebilmek adına doğdu diyebilir miyiz?

Elbette. Ancak asıl amacımız trans+ kişilerin kendisini geliştirmesi ve dayanışmaya bir alan açmaktı. Çünkü ben üniversiteler dışında da transların üretme konusunda birlik olduklarını düşünmüyorum. Bu noktada böyle bir alan yaratmak istedik.

Neden “akışkan”?

Akışkan Sayfalar’ın çıkış noktası akışkan cinsiyete dayanıyor. Akışkan cinsiyet ise bizim için bedenlerin özgür olduğuna, bireylerin beden algılarının değişkenliğine ve kategorilerin bu akışkanlığa bir engel oluşturduğuna vurgu yapan bir kavram. Bedenlerin cinsiyetlendirilmesi ile deneyimin, hazzın ve kişinin kendisini tanımasının önüne geçildiğini düşünüyorum. Elbette bedenin, ilişkilenmelerin ve arzunun dilde yer alması, onların “gerçek”liğine bir ket vuruyor, evet, fakat akışkanın bunu bir noktada geçersiz kıldığı kanaatindeyim. Bedeni farklı zaman dilimlerinde, farklı etkenlerle sonsuz sayıdaki birbirinden farklı kavramlarla tanımlayarak birçok yönden kategorilerin artmasını ve aslında o kategorilerin ve sıkılığın alt üst edilmesini sağlıyor.

Yaşadığımız coğrafyada akışkan cinsiyet mücadelesi ile LGBTİ+ mücadelesinin ayrı noktalarda kendilerini var ettiklerini düşünüyor musun?

Ben LGBTİ+ hareketinin cinsiyet mücadelesinden ayrı olduğunu düşünüyorum. Çünkü ikisinin çok farklı etkileri ve getirileri var. Lezbiyen, gey ve biseksüel kişilerin yaşamadıklarını trans+ kişiler yaşayabiliyor. Dolayısıyla bu mücadelede de trans+ varoluşun daha görünür olduğunu görüyoruz.  Bu noktada bedenin cinsiyetleşmesinin odak noktamız olması gerektiğini düşünüyorum.

Akışkan Sayfalar mücadeleye politik bir yerden mi yaklaşıyor?  

Derginin ilk sayfasına “cinsiyet politiktir” yazıyor. Dolayısıyla cinsiyetin belirli politikalar sonucunda oluştuğunu düşünüyoruz. Bu noktada politik olmaması söz konusu değil.

İlk sayının içeriğinden bahseder misin?

Bu sayıya tanımlarla başladık. Cinsiyet odaklı bir dergi olduğu için, gördüğümüzden daha fazla cinsiyetin var olduğunu göstermek istedik. Aynı zamanda ilerleyen sayfalardaki içerikleri daha açıklayıcı kıldığını düşündük. Bunun dışında Akışkan Sayfalar’ın nereden doğduğunu anlatan, bellekten, deneyimlerimizden, ilk olarak HIV’den başlayıp her sayıda bahsedeceğimiz diğer CYBE’lerden,  yeniden kurguladığımız heteroseküellikten bahseden bir dergi oldu. Aynı zamanda eğlenceli köşelerimiz de var.

Heteroseksüelliği yeniden kurgulamaktan bahsettin.Bu noktada trans+ kişilerin ya da Akışkan Sayfalar’a yazan kişilerin istedikleri dünyayı yazabileceğini söyleyebiliriz. Peki, Akışkan Sayfalar’ın kurguladığı dünya nasıl bir yer?

Evet, derginin bir bölümünde “Alt Üst Edilen Kavramlar” başlığı altında eleştirel bir şekilde heteroseksüelliğin yeniden kavramsallaştırılması söz konusu. Akışkan’ın böyle bir duruşu olduğunu söyleyebilirim. Sözcüklerin günlük kullanımlarının ötesinin nelere karşılık geldiğinin incelenmesi ve analiz edilmesi çok önemli. Bu ve bunun gibi kavramların tartışmaya açılması ile dildeki güç dengelerini değiştirebileceğimizi düşünüyorum. İkili cinsiyetçi bir dilin yıkımı ile queer ve akışkan bir dil inşa edebiliriz. Buradan hareketle, Akışkan dergisi yazarlarının ütopyalarını barındırmakla birlikte, dünya ile olan ilişkileri, deneyim ve duygulanımları ile de sıkı sıkıya bağlı olan içeriklere bünyesinde yer veriyor.

Gelecek sayıda bizi neler bekliyor?

Gelecek sayımızın teması “kök”. Bunun nedeni, arşivleri açmamız gerektiği. Trans+ ve cinsiyetsiz kişilerin deneyimlerini hatırlayıp tartışabileceğimiz bir sayı olacak. Mitolojiye kadar inen bir içerik oluşturuyoruz. Bu anlamda da trans+ yazarları bekliyoruz elbette.

Dergi hangi sıklıkla çıkacak?

Derginin 3 aylık bir dergi olmasını planladık. Üzerine daha fazla çalışıp diğer sayıları 3 ayda bir çıkaracak şekilde kurguluyoruz. Bu noktada trans+ kişilerden içerikler bekliyoruz.

Trans+ kişiler size nasıl ulaşabilir?

Akışkan Sayfalar isimli Facebook sayfamız  var. Bizlere oradan ulaşılabilir. Bunun dışında akiskan.sayfalar@gmail.com mail adresimizden de iletişime geçebilirler.

Peki, okurlar dergiyi nerelerden temin edebilirler?

Dergiyi Ankara’da ve İstanbul’daki derneklerin ofislerinden edinebilirler. PDF hali de önümüzdeki günlerde internette olacak.

Son olarak eklemek istediğin bir şey var mı?

Dergiye onur yürüyüşlerine yapılan müdahaleleri de eklemiştik. Bu süreci de “İntikamla Kıracağız Bu Döngüyü” başlığı altında dahil etmiştik. Ancak gelen yasaklar nedeniyle riski en aza indirmek anlamında içeriği kaldırmak zorunda kaldık.

Bunun dışında, cinsiyetsiz ve trans+ kişileri bekliyoruz. Bir aradalığımızın güçlendirici olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden dergiyi hep beraber var edebiliriz.

Röportaj: Çayan Azadi

 *Güncellendi

 *Derginin PDF’ine buradan ulaşabilirsiniz.

 *Derginin seslendirilmiş haline buradan ulaşabilirsiniz.