HABERLER > Eylül Cansın’ın Ardından Transfobi Büyüyor
5 Ocak 2018

Eylül Cansın’ın Ardından Transfobi Büyüyor

Eylül Cansın’ın intiharından bu yana Pembe Hayat’ta yayınlanan transfobik saldırıları, cinayetleri ve hak ihlallerini bir araya getirdik.

 

 Eylül adlı trans kadının intihar etmesinin üzerinden 3 yıl geçti. “Yapamadım çünkü insanlar bana izin vermedi.  Birçok insanı arkadaşım sanıyordum ama değilmiş. Ben artık yapamıyorum, bunu öğrendim. Herkesin istediği gibi istediği şeyi yapıyorum” diyerek 4 Ocak 2015’te akşam saatlerinde Boğaziçi Köprüsü’nden atlayarak hayatına son verdi.

Pembe Hayat ailesi olarak Eylül Cansın’ı mücadelemizde anıyoruz.

LGBT intiharları toplumsal bir meseledir

 

Geçtiğimiz senelerde Okyanus Efe, Figen, İranlı bir eşcinsel mülteci ve pek çok trans intihar ederek hayatına son vermişti. Uzmanlar, ayrımcılığın ciddi ruh sağlığı sorunları yarattığının altını çiziyor.

 

İzmir’de Temmuz ayında Okyanus Efe Özyavuz adlı trans erkek, Mersin’de Ağustos ayında trans aktivist Figen ve Denizli’de Kasım ayında İranlı bir eşcinsel mülteci hayatına son vermişti. Uzmanlar, ayrımcılığın ciddî ruh sağlığı sorunları yarattığının altını çiziyor. 

 

Eylül Cansın misafirhanesi

 

2015 yılında İstanbul LGBTİ’nin başlattığı “Trans Misafirhanesi” projesi Trans Melekler ve Öykü Ay’ın yardımıyla genişletildi. Yaşamına son veren Eylül Cansın anısına açılan misafirhanede zor durumda olan, kalacak yeri olmayan ve “sığınacak başka kapısı kalmamış” translara yeni bir yaşam alanı oluşturuluyor. Hala varlığını sürdüren misafirhanenin ihtiyaçları bağışlarla karşılanıyor.

Transfobik saldırılar devam ediyor

Eylül Cansın’ın intiharından bu yana;

Pembe Hayat’ta 58 trans bireyin saldırıya uğradığı ve nefret cinayetine kurban gittiğine dair haber yayınlandı. 5 trans bireyin ise baskılara dayanamayıp intihar ettiği haberi bulunuyor. Henüz geçtiğimiz ay bir trans kadın evinin balkonunda silahlı saldırıya uğradı. Arkadaşları tarafından Dışkapı Hastanesi’ne kaldırılan kadının durumu iyiye gidiyor.

 Bu saldırı ve cinayetlerden sadece biri medyada görünür oldu. O da yakılarak katledilen Hande Kader.

Hande Kader anmasına polis saldırmıştı

12 Ağustos 2016 tarihinde, 1 haftadır kayıp olan Hande Kader’in yakılmış cesedi Zekeriyaköy’de bulundu. Cinayetin ardından İstanbul Kadıköy’de sokağa çıkan 3 LGBTİ+ aktivisti polis saldırısına maruz kaldı. Oturma eylemi yaparak transfobik nefret cinayetlerine dikkat çekmek isteyen aktivistlerin ikisi zorla ekip aracına bindirildi.

 

Polis şiddeti de günden güne artıyor

Türkiye’nin pek çok yerinde trans kadınların çalıştıkları caddelerde polis şiddeti artıyor. Çalışmalarına izin verilmeyen, müşteri kılığında eve gelip baskın yapan polisler, translara sistematik bir şekilde şiddet uyguluyor ve görevlerini yapmıyor. Geçtiğimiz sene Ankara İskitler semtine baskın düzenleyen polis, çevrede bulunan transları darp ederken “Artık burada çalışmayacaksınız! Yukarıdan böyle emir geldi.” demişti.

Olaydan birkaç gün önce de Kızılay’da yerlere “Zina günahtır, fuhuş haramdır” yazılı kartlar atılmıştı.

Geçtiğimiz günlerde de Ankara’da polisin 3 trans kadının evlerine müşteri kılığında gidip baskın yaptığı ve evlerinin 1 ay süreyle kapatıldığı bilgisine ulaştık.

 

Ekmek almak bile yasak!

Geçtiğimiz senelerde İzmir Alsancak’ta yaşayan trans kadınların derneğimize ulaşması ile birlikte transların hayatlarının git gide zor bir hale geldiği haberini aldık.

“Alsancak’ta Fuhuş İsyanı” başlığı ile servis edilen haberlerin ardından bölgede yaşayan translar belirli bir saatten sonra pencereden bakamıyor, esnafın evlerine paket servis yapmasını polis tehditler savurarak engelliyor. Bu haberin ardından polis ekiplerinin de “vatandaş rahatsız oluyor” bahanesi ile transların pencereden bakmasına dahi izin verilmediği belirtiliyor. Polisin OHAL’i bahane ederek transları ve esnafı istediği gibi tehdit ettiğini, eve servis yapan marketlerin “Sizin adresinize servis yapamıyoruz. Sizin kapınızda beklediği gibi bizim kapımızda da polis bekliyor ve size servis yaparsak ceza yazacağını söylüyor” dediklerini söylediler.

Daha eski bir tarihte de, Ankara’da yaşayan transların kartopu oynadıklarında polisin bir transı saçlarından yakalayarak şiddet uyguladığı ve gözaltına alındığı bilgisine ulaşmıştık.

Tecrit insanlık suçudur!

CİSST’in yayınladığı bir rapora göre, Türkiye’deki hapishanelerde kaç LGBTİ+ mahpus bulunduğu bilinmiyor. Çünkü Bakanlık “özel hayatın gizliliği” gerekçesi ile rakamları açıklamıyor.

Türkiye’deki hapishanelerde bulunan trans mahpuslar, nüfus cüzdanlarındaki cinsiyete göre yerleştiriliyor. Trans olduğunu beyan eden ya da ifşa edilen translar ise “zarar görebilecekleri” veya “yer yok” gerekçesi ile tekli hücrelerde tutuluyor. AİHM tecriti bir işkence olarak tanıdığını belirtmesine rağmen translar hapishanede yalnızlaştırılıyor, mektupları ulaştırılmıyor ve hormon gibi ihtiyaçları karşılanmıyor.

İzmir 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu, Samsun E Tipi Kapalı Hapishanesi, ardından sevk edildiği Menemen T Tipi, Eskişehir H Tipi Kapalı Hapishanesi ve son olarak Denizli T Tipi Hapishanesi’nde bulunan trans mahpus Esra; tecrit, ihtiyaçlarının karşılanmaması, insanlık dışı uygulamalara ve işkencelere maruz kalması nedeniyle geçtiğimiz sene 12 günlük bir açlık grevi eylemine başlamıştı. Ardından hapishane koşulları iyileştirilen Esra, şartların tekrar zorlaştırılması durumunda eylemine yine devam edeceğini söylemişti.

Medyanın transfobik dili

Pek çok yayın organı translardan “canavar, dehşet saçan” gibi söylemlerle bahsederken, saldırıya uğrayan transları ise nüfus cüzdanlarındaki isimleri ile haberleştiriyor ve teşhir ediyor. Medya bu söylemler ile nefret dilini yeniden üreterek haber servis ediyor. “Özel hayatın gizliliği ve kişilerin mahremiyeti ile çatıştığı durumlarda kamu yararının gözetilmesi gerektiği” kabul edilirken, transların kimlik bilgilerinin ifşa edilmesi de kamu yararı olarak görülüyor.

 

Bütün bu saldırı, cinayet, nefret söylemi ve ayrımcılığa rağmen translar hayatın her alanında var olduklarını söylemeye devam ediyor.

 

İlgili Haberler:      

Sağlıkta Transfobiyi Tasvip Ediyor Musunuz?

Transfobik Şiddete Dur De: Yaşlanmamıza İzin Verin!

Trans Kadın Mahpuslara Tecrit İçinde Tecrit

Suruç’ta öldürülen genç, translara şiddeti yazmıştı

Trans Kadın Hayatına Son Verdi: Yapamadım, İzin Vermediler

Translar Katlediliyor, Medya Transfobik Haberler Yapmaya Devam Ediyor