HABERLER > Diren Coşkun Ölüm Orucuna Başladı!
31 Ocak 2018

Diren Coşkun Ölüm Orucuna Başladı!

Tekirdağ 2 No’lu Hapishanesi’nde tabutlukta tutulan Diren Coşkun ölüm orucuna başladı.

 

 Diren’i ziyarete giden Kıvılcım Arat, sosyal medya hesabından yaptığı şu açıklama ile Diren’in 25 Ocak’tan itibaren ölüm orucuna başladığını duyurdu.

“Bugün Tekirdağ 2 No’lu tabutlukta tutulan arkadaşım Diren Coşkun’u ziyarete gittim. Diren’in tüm demokratik kamuoyuna bir ilanı var. Çok zor böylesi bir haberi iletmek. Ama elçiye zeval olmaz. Canım yana yana bu fotoğrafın altına Diren’i ölüm orucu kararına götüren süreci yazmaya çalışacağım.

 

İnfaz hakimliği, epilasyon tedavisinin izni için trans mahpus Diren ile, 24 Ocak Çarşamba günü görüşüyor. İnfaz hakiminin, T.D. Hastanesi’ne sorusu şu:

“Epilasyon tedavisi, transseksüel mahkum(lar) için hayati önem arz eder mi?”

Diren, kurulda asıl kararı verecek olan psikiyatri doktorunun transfobisine maruz kalıyor. Doktor, suratına bile bakmadan dosyayı bildiğini söylüyor ve Bakırköy Devlet Hastanesi’ne sevk yazıyor. Diren, aylardır oyalandığını ve yanlış yönlendirildiğini söylüyor. “

Paylaştığı açıklama ile süreçle birlikte Diren’in mesajını da aktarıyor:

“‘Siz (translar) zaten hep böylesiniz, çıkışıyorsunuz’ dedi. Kendisine saygısızlık yapmadığımı, bir hekim olarak beni dinlemediğini söyledim. Psikiyatri bilimi sıkıntıyı dinleyerek analiz eder değil mi? Psikiyatrın kaba ve aşağılayıcı tavırları ağlattı beni. Ve üstüne ‘ben sizin cinselliğinizle ilgilenmiyorum’ dedi. Cinsellik ile cinsiyet kimliğinin ne alakası var diye sorunca ‘Çıkarın bunu’ diye bağırdı. ‘Bana bir şey olursa sorumlusu sizsiniz’ dedim. Doktor, ‘Dosyasında zaten transseksüel olduğu yazıyor’ diyor. Madem öyle neden ben sürekli alakasız yerlere götürülüyorum? Üroloji doktoru bana ‘kadın mı olmak istiyorsun, erkek mi’ diye soruyor. Üremeden yoksun olma şartı zaten insan haklarına aykırı! Buse 20 yıldır tecrit altında. 5 yıldır ameliyat olmak için uğraşıyor. 5 yıldır keyfi uygulamalara maruz kalıyor. Şimdi aynı süreci bana yaşatmaya çalışıyorlar. Ben, Buse’nin yaşadığı süreci yaşamak istemiyorum. Gerçekten öldürmekten beter ediyorlar. Benim kaybedecek hiçbir şeyim yok. Eğer ameliyatım yapılmayacaksa ölmeyi tercih ederim. Bir sürü hukuksuzluk var. Hak gaspı var. Sürekli yaşanan bir istismar var. Yasal hakları dahi kullanamıyoruz. Hiç bir talebimiz kabul edilmiyor. İdare sürekli oyalıyor. Dilekçelerimize cevap verilmiyor.”