HABERLER > 8 Mart Gecesi İstanbul Beyoğlu’nda Trans Nefret Cinayeti
10 Mart 2018

8 Mart Gecesi İstanbul Beyoğlu’nda Trans Nefret Cinayeti

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde gece saatlerinde İstanbul Beyoğlu’nda Azerbaycan uyruklu trans kadın Kristina bir erkek tarafından kaldığı apart dairede öldürüldü.

 

Trans gazeteci Michelle Demishevich’in dün kendi sosyal medya hesabından duyurduğu habere göre Azerbaycan uyruklu 35 yaşındaki trans kadın Kristina kaldığı apart dairede ölü bulundu.

 

Bazı medya organlarında “Suriyeli mülteci trans kadın öldürüldü” şeklinde verilen haberin eksik bilgiden kaynaklandığını belirten gazeteci Michelle Demishevich, öldürülen trans kadının isminin Kristina olduğunu ve Azerbaycan uyruklu olduğunu belirtti.

 

Nefret cinayeti sonucu hayatını kaybeden trans kadının arkadaşı PembeHayat.org’a verdiği bilgilerde, Kristina’nın bundan 5 yıl kadar önce aile baskısından ve Azerbaycan’da karşılaştığı şiddet olaylarından kaçarak İstanbul’a yerleştiğini belirtti. Olayla ilgili de bilgi veren Kristina’nın arkadaşı, olay gecesi eğlence mekanından çıktıktan sonra kaldığı apart daireye giderken tanıştığı ve İran uyruklu olduğu bilinen katil zanlısı ile gece 1 sularında daireye birlikte girdiklerini söyledi. Sabah saat 4’e kadar 3 saat içeride kaldığı ve o sürede içeride neler yaşandığının henüz bilinmediğini söyledi.

 

Apart’ta kalan diğer sakinler gece birtakım tartışma sesleri duyduklarını ancak kolluk kuvvetlerine haber vermediklerini belirttiler.

 

Sabah saat 8’de apart yöneticisi kapıyı açmak için geldiğinde Kristina’nın cansız bedeniyle karşılaştı ve polise haber verdi. Olay yerine intikal eden polis memurları yaptıkları ilk incelemede yerde Kristina’ya ait telefondan kimlik bilgilerine ulaştılar.

 

Katil zanlısı, cinayet sonrası kaçtığı Bursa’da yakalandı.

 

8 Mart gecesi İstanbul Beyoğlunda trans nefret cinayeti sonucu hayatını kaybeden 35 yaşındaki Azerbaycan uyruklu Kristina’nın katil zanlısı, Bursa’da bir taksi şoförünü bıçakla yaralamasının ardından yakalandı.

 

İfadesinin alınması ve savcılığa sevki için götürüldüğü karakolda katil zanlısında herhangi bir darp izine rastlanmadığı belirtildi.

 

Zanlı, polise verdiği ilk ifadede “kadın sandım ama travesti çıktı” dedi.

 

Trans nefret cinayetlerinde sıkça karşılaştığımız savunma burada da kendini yine gösterdi. Kristina’nın katil zanlısı polise “onu kadın sanmıştım ama erkek çıktı” şeklinde ifade verdi.

 

Cenaze işlemleri için Azerbaycan’daki ailesi ile iletişime geçildi.

 

Kristina’nın arkadşaının verdiği bilgiye göre otopsi işlemleri ve adli tutanakların ardından cenazenin Azerbaycan’a nakli için Kristina’nın ailesi ile iletişime geçildi. Anne ve babasının yaşlı olduğunu ve Türkiye’ye gelemeyeceklerini belirtti. Ancak henüz ailenin cenazeyi kabul edip etmeyeceği kesin değil.

 

Nefret cinayeti Azerbaycan medyasında da yer aldı.

 

Kristina’nın ölüm haberinin ardından Azerbaycan medyasında da çeşitli haberler çıktığını söyleyen arkadaşı, bu haberlerde kullanılan dilin ayrımcı olduğunu belirtti. Sosyal medyadan paylaşılan haberlerin altındaki yorumlarda ise çeşitli nefret söylemleri yer aldı.

 

Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği bu davanın takipçisi olacağını belirtti.

 

Türkiye trans nefret cinayetleri konusunda Avrupa’da 1., Dünyada ise 9. Sırada yer alıyor. 2008 yılından bu yana Türkiye’de kayıt altına alınarak medyaya yansıyan toplam 46 trans nefret cinayeti bulunuyor. Bu cinayetleirn birçoğunda kolluk kuvvetleri yeterli ve uzman koğuşturması yürütmüyor. Savcıların hazırladıkları dava dosyalarında bu cinayetler nefret suçu kapsamında değerlendirilmiyor. Hakimler verdikleri kararlarda katillere iyi hal ve/veya haksız tahrik indirimleri uygulamaya devam ediyor. Suçluların savunmalarında hep tanıdık ifadeler yer alıyor: “Kadın sanmıştım.”

 

Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği bu davanın takipçisi olacağını ve hukuki süreci izleyeceklerini belirtti.