HABERLER > “İntihar Etme Aşamasına Geldim”
10 Mayıs 2018

“İntihar Etme Aşamasına Geldim”

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’ne (CİSST) gelen mektuplarda, bir LGBTİ+ mahpus tecritte tutulduğunu, yaşadığı hak ihlallerini ve intihar etme aşamasına geldiğini yazdı.

 

Evrensel’in haberine göre, Erzincan T Tipi Cezaevi’nde kalan LGBTİ+ mahpus, siyasi ya da ağırlaştırılmış bir mahpus olmamasına rağmen aynı şartlar altında tutuluyor. Lavabo ve banyosunun aynı yerde olduğunu, bulaşıklarını tuvaletin olduğu yerde yıkamaya çalıştığını yazan mahpus, sürekli hak ihlallerine maruz kaldığını belirtiyor.

 

“Bu tarz LGBTİ+ mahpus barındırmayız.”

Kronik astım bronşit hastası olduğunu söyleyen, ve kaldığı yerde hastalığı nedeniyle sıkıntılar yaşadığını belirten mahpus, daha önce sevk talebinde bulunduğunu, ancak orada LGBTİ+ mahpus bulunmadığını, bir diğer sevk talebinde ise “bu tarz LGBTİ+ mahpus barındırmayız” cevabı ile karşılaştığını söylüyor ve şöyle devam ediyor:

 

 “Babam kalp ameliyatı geçirdi. Durumu ağır. Annem aynı şekilde, yaşlı insanlar. Engelli abim var o da Kayseri’de. Yani buraya gelme imkanları çok zor. Günden güne psikolojim bozuluyor. Ufacık bir odaya tıkıştırıldım. 7 yıldır iyi halli yatan biriyim. Dosyamı bozmak istemiyorum. Kalan cezamı benim konumumda olan lubunyalarla infaz etmek istiyorum. Güvenlik nedeniyle nakil olabilmem için yardım istiyorum.”

 

“LGBTİ+ mahpuslar tek başlarına tutulmaktadır.”

Pembe Hayat’ın, geçtiğimiz günlerde görüştüğü CİSST’ten Hilal Başak Demirbaş, LGBTİ+ mahpusların tek başlarına, sosyal faaliyetlere katılamadan tutulduklarını söylemişti:

 

“Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nin Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne yapmış olduğu bilgi edinme başvurularından birine LGBTİ mahpuslar “ortak kullanım alanı ve sosyal faaliyetlere çıkartılırken diğer hükümlü ve tutuklularla bir araya gelmeyecek şekilde planlama yapılır” denmiştir. Bu durumu göz önünde bulundurduğumuzda diğer mahpuslarla bir araya getirilmemeleri ve diğer mahpusların haklarından faydalanamamaları cezalarına ek olarak tecrite maruz kalmalarına da sebep olmaktadır. Yine müdürlüğün vermiş olduğu başka bir bilgi edinme başvurusunda çeşitli hapishanelerde 1 LGBTİ mahpus olduğunu görmekteyiz. LGBTİ koğuşu açılmamış bu hapishanelerde tek başına tutulmakta LGBTİ mahpuslar. Eğer mahpus ağırlaştırılmış müebbet, siyasi, HIV pozitif ve/veya yabancı uyruklu ise yalnız ve tek kalma olasılığı da artar ve bu da demek oluyor ki Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün planlamasına göre ceza süresince tecrit koşulları ortadan kaldırılmayacaktır.”

 

“Birleşmiş Milletler hapishane idareleri için şöyle önerilerde bulunur: “(Otoriteler) LGBTİ mahpusların ayrımcılığa tabi tutulmaksızın tüm cezaevi etkinliklerine katılımlarını ve bu etkinlikler esnasında şiddet ve tacize karşı korunmalarını sağlamalıdır. Cezaevine yeni giren mahpusların kendilerini tecavüzden ve cinsel saldırıdan korumaları için verilen oryantasyonu da içeren, cezaevlerinde tecavüzü önlemeye yönelik özel programların oluşturulması düşünülmelidir. Bu programlar LGBTİ olan ya da öyle algılanan mahpusların korunmasına yönelik özel unsurlar içermelidir. LGBTİ mahpuslara yönelik özel danışmanlık programları oluşturulmalıdır. Bu türden danışmanlık, entegrasyon, güvenlik, sağlık ve ilgili konulara eksiksiz olarak yönelmeli, özellikle de cezaevine girmeden önce aşağılanmaya, cinsel tacize ve tecavüze uğramış kişilere uygun destek verilmesi sağlanmalıdır.”