HABERLER > AYM: Zorunlu Kısırlaştırma Hak İhlalidir
26 Temmuz 2018

AYM: Zorunlu Kısırlaştırma Hak İhlalidir

Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’ndan 2017 Aralık ayında kaldırılan “üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun olma” şartının kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

 

2014 yılında Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde isim değişikliği ile birlikte trans geçiş süreci davasını da açan bir trans erkek, Türk Medeni Kanunu’nun 40. Maddesinde yer alan “zorunlu kısırlaştırma” şartının anayasaya aykırı olduğu, bu ameliyatın Türkiye’deki devlet hastanelerinde başarılı bir şekilde yapılamadığı, başarılı yapan uzmanların ise fahiş fiyatlar istediği, ameliyat sonrası kalıcı hasarların olduğunu ve beden bütünlüğüne geri dönülemez hasarlar açacağı söylemiyle incelenmesini istemişti.

 

2017’nin Aralık ayında Dosyayı inceleyen Anayasa Mahkemesi Kurulu, gündem toplantısında Türk Medeni Kanunu’nun 40. maddesinin 1. fıkrasındaki “üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun olma” şartını kaldırdı. Ancak 40. maddenin 2. fıkrasındaki “cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirildiğinin resmi sağlık kurulu raporuyla doğrulanması halinde, mahkemece nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verileceği" şeklindeki düzenlemenin iptal istemini oy çoğunluğuyla reddetti.

 

“Demokratik bir toplumda gerekli olarak değerlendirilemez”

Bu sırada, cinsiyet geçiş istemli başvuruda bulunan trans erkeğin başvurusu “şartları sağlamadığı” gerekçesi ile reddedilmişti. Madde 40’taki değişikliğin ardından yeni bir başvuruda bulunan trans erkeğin başvurusu kabul edildi ancak başvurucu, talebinin reddedilmesiyle ilgili maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edilmesi nedeniyle AYM’ye başvurdu.

 

AYM, bugün yayınladığı açıklamayla, kişinin maddi ve manevi hakkının korunması ve geliştirilmesi hakkına yapılan müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, hakkının ihlal edildiği kararını verdiğini açıkladı.

 

AYM’nin yayınladığı açıklamanın tam metni aşağıdaki gibidir:

 

“Başvurucunun kadın üreme organlarına sahip olmasına rağmen erkek cinsiyet kimliğini benimsemiş olduğu uzmanlardan oluşan sağlık raporuyla belirlenmiş, hayatına erkek kimliğiyle devam etmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Somut olayda cinsiyet değiştirme ameliyatından önce üreme yeteneğinden vazgeçmesini zorunlu kılan kısırlaştırma operasyonuna yönlendirilmesinin başvurucunun maddi bütünlüğüne müdahale oluşturduğu değerlendirilmektedir. Asliye Hukuk Mahkemesinin ret kararı aynı zamanda cinsiyet kimliği ve kişisel gelişim hakkı bakımından da müdahale teşkil etmektedir. Başvurucunun cinsiyet değiştirme ameliyatından sonra her iki cinsiyete ait üreme yeteneğinden yoksun kalacağı sağlık raporunda ayrıca vurgulanmıştır. Buna karşılık ilk derece mahkemesi başvurucuya üreme yeteneği bulunduğu için izin vermemiştir. Üreme yeteneği bulunan transseksüel kişinin, cinsiyet değiştirme ameliyatı olduğunda, üreme yeteneğinden de sürekli biçimde yoksun kalacağı kuşkusuzdur. Anayasa Mahkemesi’nin, başvurudan sonra verdiği bir kararda ilgili kanundaki ibareyi iptal ettiği de dikkate alındığında, başvurucunun maddi ve manevi varlığının korunması hakkına yapılan müdahalenin, demokratik bir toplumda gerekli olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.”