Hormona Erişimde Yeni Engel: F64 Tanısıyla Reçete Sistemde İmzalanamıyor

Fotoğraf: Serra Akcan / csgorselarsiv.org

kaosgl1.org’da yer alan Oğulcan Özgenç haberine göre, hastane kayıt sistemlerinde kullanılan F64 “transseksüalizm” tanısıyla hormon reçetesi yazılmasına sistem tarafından izin verilmediği belirtiliyor. Hekimler reçeteyi sisteme girebilse de, imzalama aşamasında işlem tamamlanamıyor. Bu durum, fiilen hormona erişimin engellenmesi anlamına geliyor.

Habere göre, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK), 20 Kasım 2024’te – Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Günü’nde – transların cinsiyet uyum sürecinde kullandıkları hormon ilaçlarına e-reçete zorunluluğu getirmişti. Gelinen noktada bu düzenleme, teknik sistem engelleriyle birleşerek hormona erişimi fiilen imkânsız hale getiriyor.

“Bu yalnızca teknik bir aksaklık değil”

Kapsama Alanı’ndan Ecmel Deniz, Oğulcan Özgenç’e verdiği demeçte F64 kodu üzerinden hormon reçetesi yazılamamasının cinsiyet kimliğiyle ilişkili tanı kodlarının sistem dışına itilmesi anlamına geldiğini belirtti. Deniz’e göre e-reçete üzerinden tanı bazlı bir engelleme, fiilen tedaviye erişimin durdurulması demek.

Deniz, böyle bir uygulamanın kamuoyuna açık bir düzenlemeye ya da hukuki dayanağa dayanmaması halinde, idarenin yazılım altyapısı üzerinden fiili bir yasak üretmesi anlamına geleceğini vurguladı.

F64 kodunun psikiyatri–endokrin sevk zinciri ve kurul süreçleri açısından resmi geçiş yolunun bir parçası olduğunu hatırlatan Deniz, bu kod üzerinden reçete yazılamamasının yalnızca ilaca değil, bütün hukuki ve tıbbi sürece erişimi kilitleme riski taşıdığını ifade etti.

“Transların sağlık hakkı idari belirsizliklere, algoritmik blokajlara ya da görünmez karar mekanizmalarına teslim edilemez” dedi.

“Trans+’lara sistematik bir savaş açılmış durumda”

Muamma LGBTİ+ Derneği’nden Umut Derin ise hormona erişimin zaten yüksek maliyetli ve zor olduğunu belirterek, mevcut uygulamaların bu engeli daha da derinleştirdiğini söyledi.

Derin’e göre söz konusu uygulama, yalnızca teknik bir düzenleme değil; transların tıbbi süreçlerini zorlaştıracak fiili uygulamaların yaygınlaştırılması anlamına geliyor. “Resmi kısıtlamalar ilan edilmeden önce fiilen kısıtlamalara girişiliyor” dedi.

“Hukuki güvenlik ilkesine aykırı”

Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği’nden (SPoD) Avukat Furkan Yurt da uygulamayı hukuki açıdan değerlendirdi.

Yurt, Türkiye’de e-reçete sisteminin hukuki dayanağının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile buna dayanılarak yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) olduğunu hatırlattı. Mevzuatta herhangi bir resmi değişiklik ilan edilmeden tanı-ilaç eşleşmelerinin sistem üzerinden sessizce kaldırılmasının hukuki güvenlik ve idari işlemlerin belirliliği ilkeleriyle açıkça çeliştiğini belirtti.

Yurt, “İdarenin kapalı devre bir yazılım güncellemesiyle sağlığa erişim hakkını engellemesi hem Anayasa’daki eşitlik ilkesine hem de devletin vatandaşlarının sağlığını koruma yükümlülüğüne aykırıdır. Bir kimlik kodunun tedaviye erişimin önünde engele dönüştürülmesi, hukuk devletinde kabul edilemez bir algoritmik ayrımcılık örneğidir” dedi.