Sincan Cezaevi’nde Trans Mahpuslara Yönelik Tecrit Derinleşiyor: Trans Erkek Utku Devrim Açlık Grevinde

Özel Haber: Eylem Esen ARABACI

Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde şüpheli biçimde yaşamını yitiren Poyraz’ın ardından, cezaevinde tutulan trans mahpuslara yönelik tecrit uygulamalarının daha da ağırlaştığı öğrenildi. Poyraz’ın arkadaşlarından Utku Devrim ile avukatların gerçekleştirdiği görüşmede, tecridin sonlandırılması talebiyle Utku Devrim’in açlık grevine başladığı ve trans mahpusların 10 Ocak’ta Ankara'da gerçekleştirilecek kadın mitingini selamladıkları aktarıldı.

“Kontrollü Mahkum” Statüsüyle Temel İhtiyaçlar Engelleniyor

Aktarılan bilgilere göre, Sincan Cezaevi’nde bulunan trans mahpuslar 29 Aralık 2025 tarihinde H3 Koğuşu’na sevk edildi. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası infaz edilen adli mahpuslar için ayrılan, iki katlı ve tek hücrelerden oluşan bu koğuşta tecrit koşullarının daha da ağırlaştığı ifade edildi. Trans mahpuslar, koğuşun son derece soğuk olduğunu, yerlerin pis, camların kırık olduğunu ve yaşam koşullarının insan onuruyla bağdaşmadığını belirtti.

“Kendilerine zarar verebilecekleri” iddiasıyla “kontrollü mahkum” statüsüne alınan trans mahpuslara, bu gerekçeyle tuvalet ve koğuş temizliği için çamaşır suyu verilmediği; masa örtüsü, nevresim takımı gibi temel ihtiyaçlardan da yoksun bırakıldıkları aktarıldı. Cezaevi idaresinin, Poyraz’ın yaşamını yitirmesiyle açıklayamadığı çamaşır ipinin kullanımını da yasakladığı belirtildi. Üst katın daha sıcak olmasına rağmen hücrelerin kilitlendiğini ve yukarı katta kalmalarının engellendiğini söyleyen trans mahpuslar, idarenin tutumunu şu sözlerle aktardı:
“İnsani koşullarda kalmak istiyorduk ancak idare bize ‘koğuş istediniz, alın size koğuş’ diyerek aşağılayıcı ve yıldırıcı bir tavır sergilemeye devam etti.”

Utku Devrim Tecridin Sonlandırılması Talebiyle Açlık Grevine Başladı

Mahpuslardan Utku Devrim, 31 Aralık 2025 itibarıyla “kontrollü mahkum” statüsü kaldırılana kadar yemek almayı reddettiğini ve açlık grevine başladığını belirten dilekçesini cezaevi idaresine sunduğunu aktardı. Buna rağmen cezaevi yönetiminin herhangi bir adım atmadığını, yemek getirmeye devam ederek iradesini kırmaya çalıştığını ifade etti.

Poyraz’ın yaşamını yitirmesinin ardından bu statüye alınan Utku Devrim ve diğer trans mahpuslara, “intihar etmeyeceğime söz veriyorum” şeklinde bir sözleşmeyi imzalamaları halinde kontrollü mahkum statüsünün kaldırılacağı söylendi. Trans mahpuslar bu sözleşmeyi imzalamayı reddetti. Ayrıca, 24 saat boyunca her saat başı ses vermeye zorlandıkları, uyku halindeyken dahi uyandırıldıkları ve ayağa kalkmalarının istendiği belirtildi. Mahpuslar bu uygulamanın açık biçimde işkence niteliği taşıdığını vurguladı.

Trans Erkek Mahpuslara Mutlak Tecrit: Etkinlik, Kurs ve Spor Yasak

Trans erkek mahpusların ihtiyaçları için değil, tecrit amacıyla oluşturulan G3 ve ardından H3 koğuşlarında; kurslara yazılma, etkinliklere katılma ve diğer mahpuslarla aynı ortamda bulunma haklarının engellenmeye devam ettiği aktarıldı. Cezaevi yönetiminin uyum süreçlerine dair hiçbir adım atmadığı; boxer giyme ve tıraş olma gibi temel hakların yasaklandığı ifade edildi. Çalışmak isteyen ve hiçbir geliri olmayan mahpuslara ise bu hakkın ancak “saçlarını uzatmaları” halinde tanınacağı söylendi. Mutlak tecrit uygulamasının başladığından bu yana trans mahpuslara yalnızca bir kez, 45 dakika spor hakkı tanındığı; ardından bu hakkın da tamamen kaldırıldığı bildirildi.

Mahpuslardan 10 Ocak Kadın Mitingine Selam: “Ayrılmadık, Daha Çok Birleştik”

Tüm bu koşullara rağmen trans mahpuslar, LGBTİ+ dernekleri ve örgütleri tarafından kendilerine gönderilen kart ve mektupların ulaştığını belirterek özellikle posta günü olan cuma günlerini heyecanla beklediklerini paylaştı. Poyraz için adalet mücadelesinin kendileri açısından hayati önemde olduğunu vurgulayan mahpuslar, 10 Ocak’ta gerçekleştirilecek mitingi hücrelerinden gün boyu takip edeceklerini ifade ederek şu mesajı iletti:
“Ayrılmadık, daha çok birleştik.”