YAŞAM > "Artık Daha Fazla Kişiye Ulaşıyorum; Korkmayın, Alışın, Gitmiyoruz!"
13 Kasım 2017

"Artık Daha Fazla Kişiye Ulaşıyorum; Korkmayın, Alışın, Gitmiyoruz!"

Bir kuaförde translara makyöz ve estetisyen olarak çalışan Ece ile söyleştik.

 

Bir kuaförde translara çalışan Ece, translarla ilk ilişkilenmesini, ve "dönüşümünü" Pembe Hayat’a anlattı.

 

Sıkıcı bir soruyla başlayacağım. Translarla ilk nasıl ilişkilendin?

Kuaförde çalışmaya başladığımda. İlk iş görüşmesine geldiğimde birkaç trans kadınla karşılaşmıştım. Medyadaki görünürlükten dolayı hep korkmuştum. Öfkeli ve kavgacı olduklarını duymuştum. Hatta iş teklifi geldiğinde çalışmamayı bile düşündüm. 15 yıldır natrans kadınlarla çalışıyordum. Hem daha önce translarla çalışmadım, hem de haberlerde gördüklerimden dolayı kişisel olarakta ilişkilenmedim. Önyargılarım çok fazlaydı. Bu, işimde girişken ve sıcak kanlı olmamı etkiledi. Ancak sonrasında onlarla çalıştığım süre zarfında tabularımı yıktım. Bir müşterim vardı mesela. Her sabah gelir, önce şarkısını açar ve dans ederdi. Kaşlarını alırken bana genelde hayatından bahsederdi. Paylaşımlarımız çok fazla. Ben onunla yıktım önyargılarımı.

 

DÖNÜŞÜM SÜREÇLERİNDE ORTAKLAŞTIK BİZ.

 

Yani aslında senin işe ilk girişindeki önyargılarının nedeni medyadan duyduklarındı ve translarla ilişkilendikçe bunları yıktın diyebilir miyiz?

Kesinlikle. Dediğim gibi paylaşımlarımız çok fazla. Bana hayatlarını anlatıyor hepsi. Sıkıntılarını, mutluluklarını… Dönüşüm süreçlerinde ortaklaştık biz.

Bana işimi de öğrettiler aynı zamanda. Nasıl yapmam gerektiğini bir transtan öğrendim ben. Bu işe başladığımda çok fazla şey bilmiyordum. Lazer epilasyon benim uzmanlık alanımdı. Makyaj yapmayı öğrendim mesela. Ve bunun dışında, ilk kez iş hayatımda bana teşekkür eden müşterilerim oldu.

Aslında pek çok ötekileştirilen kimlikle çalışıyorsun. Trans, gey, seks işçisi…

Aynen öyle. Ama ilgilendiğim nokta seks işçisi olmaları değil, yaptığım makyajı caddede çalışan kızlar için kalıcı kılmak. Ayrıca, ilk mesleğe başladığımda ailemden ve sosyal çevremden aldığım tepki çok büyüktü. Annem işten çıkmam için çok dil döktü bana. Ama ben sadece anlattım. Gördüğü gibi olmadığını söyledim. Şimdi geldiğimiz nokta, annem dükkana geldiğinde sevdiği birkaç trans arkadaşıma hediyeler alıyor!

Bunun dışında natrans bazı müşterilerimde gelmek istemedi artık. Hatta aynı cımbızla kaş bile aldırmadılar. Bunun nedeni sadece nefret. Ama bunu çok önemsemedim. Çünkü ben bu dükkanda dönüşmeye başladığımda, istediğim şey nefretsiz bir çalışma ortamıydı.

O zaman kuaförde başladığın süreç boyunca hem kendini, hem de çevreni dönüştürdün.

Evet. Mücadele etmek buysa ben de ediyorum. Nefretsiz bir alan yaratmaya çalışıyorum sadece. Eğer benim yaşamıma ve çalıştığım kişilere saygı duymayan varsa, diğer hayatımdan çıkardığım kişiler gibi onları da çıkarırım. Çünkü, bir transa nasıl bakıyorlarsa bana da öyle bakıyorlar demektir.

Son cümleni biraz açıklar mısın?

Düşüncelerinin çıktığı nokta aynı. Nefret. Onları sevmiyor olmaları. Ve bana da ayı şekilde bakıyorlardır. Ve hayatımda nefrete yer yok.

O zaman biraz daha farklı bir yerden soracağım. Senin bir hayalin olduğunu ben biliyordum. Ayta Sözeri ile tanışmak istemiştin. Biraz anlatır mısın?

Yıllar önce, bu dükkanda daha çalışmıyorken ve sadece lazerle uğraşıyorken Ayta Sözeri’nin bir dizisi vardı. Çok seviyordum. Ayta’yı orada izlediğimde kendime çok yakın hissettim. Kendime ‘umarım Ayta bir gün benim arkadaşım olur ve ben ona makyaj yaparım’ demiştim. Bu hayal o zamanlar benim için çok uzaktı. Ama sonrasında, geçtiğimiz sene 20 Kasım Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Etkinlikleri kapsamında vereceği konserde makyajını ben yaptım! Arkadaş olduk, kulisinde beraberdik. Bana yüzüğünü hediye etmişti.

Peki, son olarak söylemek istediğin bir şey var mı?

Aslında bana ilk röportaj yapmak istediğini söylediğinden beri şunu düşünüyorum. Aslında bunu ben yarattım. Bana müşterilerim yaşadıkları zorlukları, caddedeki olayları anlattıklarında çok üzülür ve korkardım. Ve hep daha fazla kişiye ulaşıp dönüştürmek isterdim. Ve bu benim için bir adım. Sayende daha fazla kişiye ulaşıyorum. Ve şunu söylemek istiyorum:

Korkmayın, alışın, gitmiyoruz!