Ankara'da Trans Kadına Kıyafeti Nedeniyle Polis Müdahalesi: "Hayasızca Hareket" Suçlaması

Özel Haber: Eylem Esen Arabacı

Ankara'da yaşayan trans kadın İrem, 12 Haziran gecesi Bülbülderesi'nde beklediği sırada sivil polisler tarafından durdurularak Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Yaklaşık üç saat boyunca karakolda tutulan İrem hakkında, "hayasızca hareket" suçlamasıyla ifade alındı.

İrem'in avukatı aracılığıyla paylaştığı bilgilere göre olay gece saat 23.00 sıralarında meydana geldi. Bülbülderesi'nde beklediği sırada yanına gelen sivil polisler İrem'in kimliğini aldı ve kendisini uzun süre bölgede bekletti. Bu süreçte polislerin telefonda görüşmeler yaptığı ve hangi gerekçeyle işlem tesis edebileceklerine dair değerlendirmelerde bulunduğu aktarıldı.

İrem'in anlatımına göre polisler daha sonra bölgede bulunan bir aracın sürücüsüne yönelerek "müşteri" olup olmadığını sordu. Sürücü herhangi bir bağlantısının olmadığını söylemesine rağmen polislerin kendisiyle uzun süre görüştüğü ve sonrasında tutanak düzenlediği belirtildi.

Ardından İrem'e hakkında işlem yapılacağı ve karakola götürüleceği bildirildi.

"Suçlama kıyafetim ve görünüşümdü"

İrem, neden karakola götürüldüğünü sorduğunda kendisine "hayasızca hareket" suçlamasıyla ifade alınacağının söylendiğini aktardı.

Dosyaya sunulan ifade tutanağında İrem, olay gecesi marketten sigara almak için evinden çıktığını, herhangi bir kişiyle cinsel içerikli bir anlaşma yapmadığını ve kimseye yönelik teşhir niteliğinde bir davranışta bulunmadığını belirtti.

İrem hakkında işlem yapılmasına gerekçe gösterilen durumun ise herhangi bir davranış değil, doğrudan görünümü ve kıyafeti olduğu ifade edildi.

Dosyaya sunulan fotoğraflarda İrem'in beyaz diz hizasında bir etek, fermuarlı koyu renk bir hırka ve topuklu ayakkabı giydiği görülüyor. 

Avukatının savunmasında ise bir kişinin kıyafeti veya görünümünün suç unsuru olarak değerlendirilemeyeceği vurgulanırken, polislerin ahlaki ve öznel değerlendirmelerle kişileri özgürlüklerinden mahrum bırakamayacağı belirtildi.

Savunmada ayrıca, İrem'in yaklaşık 2,5 saat boyunca özgürlüğünden yoksun bırakıldığı, dosyada suç teşkil eden herhangi bir eylemin bulunmadığı ve soruşturma hakkında takipsizlik kararı verilmesi gerektiği ifade edildi.

Aynı bölgede ikinci polis müdahalesi

Bu olay, İrem'in son aylarda maruz kaldığı ilk polis müdahalesi değil.

İrem, 7 Mart'ı 8 Mart'a bağlayan gece de Libya Caddesi'nde polisler tarafından işkence ve kötü muameleye maruz bırakıldığını açıklamıştı. Olayın ardından gözaltına alınan İrem sabaha kadar karakolda tutulmuş, hakkında adli kontrol kararı verilmişti.

Aradan yalnızca üç ay geçmişken bu kez de "hayasızca hareket" suçlamasıyla karakola götürülmesi, Ankara'da yaşayan trans kadınların kamusal alanda var olmasının nasıl kriminalize edildiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Trans kadınlar yıllardır yalnızca görünür oldukları, kamusal alanda bulundukları veya toplumsal cinsiyet normlarına uymadıkları gerekçesiyle polis müdahalelerine, keyfi uygulamalara ve ayrımcı muamelelere maruz bırakılıyor. İrem'in yaşadıkları da bu sistematik pratiğin yeni bir örneği olarak kayıtlara geçti.