Özel Haber: Eylem Esen Arabacı
“Tedavi olmak için gittim, kimliğim hedef alındı”
Bilkent Şehir Hastanesi Acil Servisi'ne yüksek ateş, öksürük ve baş ağrısı gibi sebeplerle başvuran Alya, acilde yaşanan süreci, nasıl başladığını ve neyle karşılaştığını pembehayat.org'a anlattı. 3 hafta önce yaşadığı olayı şöyle aktardı:
"Merhaba, benim adım Deniz Alya. 20 yaşındayım, trans kadınım, öğrenciyim ve geçimimi kurumsal bir firmada çalışarak sağlıyorum.
Yaklaşık üç hafta önce yüksek ateş, öksürük ve baş ağrısı gibi ciddi şikayetlerle Bilkent Şehir Hastanesi Acil Servisi’ne gittim. Hem muayene olmak hem de işe gidemediğim için rapor almak istiyordum.
Sıram geldiğinde doktor, sistemdeki ismimi söyleyerek “Hoş geldiniz beyefendi” dedi. Ben de trans kadın olduğumu, atanmış ismimi kullanmadığımı ve isim değişikliği davamın sürdüğünü söyledim.
Bu tür durumları sık yaşadığım için başta çok büyütmedim ve nasıl hitap edilmesi gerektiğini ifade ettim. Ancak doktor, bunu düzeltmek yerine özellikle ve alaycı bir şekilde sürekli “beyefendi” demeye devam etti.
“Neyiniz var beyefendi?”, “Geçiminizi nasıl sağlıyorsunuz?”, “Neden bu görüntüdesiniz?” gibi sorular sordu. Yanındaki stajyerle bilmediğim bir dilde konuşup gülüştüler.
Ben ise hasta olduğumu, konunun kimliğim değil sağlık durumum olduğunu ve tedavi olmak için orada bulunduğumu söylemek zorunda kaldım.
Buna rağmen doktor bana “Ben doktorum, beni dinleyeceksin beyefendi” diyerek konuşmaya devam etti.
O an artık sabrım tükendi. Muayene edilmiyordum, aksine aşağılanıyordum. Kendimi bir hasta gibi değil, sanki orada eğlence unsuruymuşum gibi hissettim.
Yaşananları kayıt altına almak için telefonumla video çekmeye başladım. Bunun üzerine güvenlik görevlileri üzerime geldi, çekim yapamayacağımı söyleyerek videoyu silmemi istediler. Ben silmeyi reddettim.
Sonrasında yan odadaki başka bir doktor beni odasına aldı, muayene etti, sakinleştirdi, tedavimi düzenledi ve raporumu verdi. Ona gerçekten çok teşekkür ederim.
Ama o noktaya gelene kadar yaşadıklarım, sırf kimliğim nedeniyle sürecin uzatılması ve maruz kaldığım muamele beni çok yordu."
“Bu bir hak ihlali ve travma”
Bu süreçte sağlık çalışanının tutumunun hissettirdiklerini aktaran Alya, "Doktorun ve stajyerin bana bir insan gibi değil, sanki yanlış bir bireymişim gibi davranması beni derinden üzdü." dedi ve ekledi:
"Çok kötü hissettim.
Ben bir hastayım ve bir vatandaşım. En temel hakkım olan sağlık hizmetine erişimde bile ayrımcılığa uğradım. Şunu düşündüm: Eğer çok daha ciddi bir sağlık sorunum olsaydı, sırf trans kadın olduğum için belki de müdahale edilmeyecekti. Hatta ameliyat bile edilmeyebilirdim.
Bir doktorun; hastanın cinsel yönelimine, mezhebine, etnik kökenine ya da herhangi başka bir özelliğine bakmaksızın muayene edip yardımcı olması gerekir. Sağlık çok ciddi bir konudur.
Bu olaydan sonra psikolojik olarak hâlâ toparlanabilmiş değilim. Zaten anksiyete hastasıyım ve hastaneden çıktıktan sonra atak geçirdim."
“Sağlık hakkıma erişim geciktirildi”
Yaşadığı deneyimin sağlık hizmetine erişimini nasıl etkilediğini de anlatan Alya, ilk karşılaştığı sağlık çalışanının tutumu nedeniyle sürecin uzadığını belirtti.
Yaşadığı olumsuz deneyimin ardından başka bir doktorun kendisine yardımcı olduğunu ifade eden Alya, "Yan odadaki doktor beni odasına aldı, muayene etti, sakinleştirdi, iğnemi yazdı ve raporumu çıkardı. Kendisine çok teşekkür ederim." dedi.
Ancak bu noktaya gelene kadar yaşadıklarının kendisi için oldukça yıpratıcı olduğunu vurgulayan Alya, sağlık hakkına erişiminin fiilen engellendiğini şu sözlerle ifade etti:
"Bu sürece gelene kadar yaşadıklarım, saatlerce sağlık hakkımın engellenmesi demekti. Sırf kimliğim yüzünden sürecin uzatılması ve psikolojimin hiç düşünülmemesi beni çok yordu."
Alya, yaşadığı hak ihlali nedeniyle hasta hakları birimine başvurarak şikayette bulunduğunu da belirtti.