Röportaj: Duru
NATO Zirvesi döneminde tutuklanan trans kadın Duru, üç ayı aşkın süre hapishanede kaldı. Duru annesine, tutuklandığında neler hissettiğini ve 12 Eylül'de “Ailem Güvende” adı altında LGBTİ+lara, hak savunucularına ve sivil toplum örgütlerine yönelik gerçekleştirilen operasyonların kendisinde nasıl duygular yarattığını sordu.
Kızının tutukluluk sürecini ve yaşadığı endişeleri anlatan anne, LGBTİ+ların ailelerine yönelik mesajlar da verdi.
“Gençliğinin üç ayını elinden aldılar”
Duru'nun tutuklandığı dönemde yaşadıklarını anlatan annesi, kızının 21 yaşına cezaevinde girmesinden duyduğu üzüntüyü şu sözlerle ifade etti:
“Benim yavrum üç ay boyunca dört duvar arasında, sevdiklerinden, onu sevenlerden ve ailesinden ayrı tutuldu. Hayatının en güzel zamanlarından birini, gençliğinin üç ayını elinden aldılar. Yirmi birinci yaşına özgürce, sevdiklerinin yanında girmesi gerekirken tutsaklık koşullarında, dört duvar arasında ve tek başına girdi. Bir anne için bundan daha ağır bir acı olabilir mi bilmiyorum.”
Kızının kendi hayatını kurmak istediğini belirten anne, Duru'nun trans kimliği nedeniyle hedef alındığını düşündüğünü söyledi:
“Benim yavrumun kimseye bir zararı yoktu. Tek istediği, kendi kimliğiyle var olabilmek, hayatını istediği gibi yaşayabilmek, mutlu olmak ve geleceğini kurmaktı. Fakat bir trans kadın olarak varoluşu, onu hedef hâline getiren bir anlayışın karşısında bırakıldı.”
“Bir insanın kimliği suç değildir. Trans olmak suç değildir.”
Duru'nun özgürlüğünden mahrum bırakılmasına tepki gösteren annesi, kızının herkes gibi çalışma, sevilme ve geleceğini kurma hakkı olduğunu, kızının trans kimliğinin suç olmadığını belirtti.
“Benim kızım yalnızca kendi hayatını yaşamak, hayallerini gerçekleştirmek ve kimseye muhtaç olmadan ayakta durmak istiyordu. Herkes gibi onun da özgürce yaşama, sevilme, çalışma ve geleceğini kurma hakkı var. Buna rağmen üç ay boyunca özgürlüğünden mahrum bırakıldı.Dışarıda insanların hayatlarına zarar veren onca kötülük yaşanırken, kendi hâlinde yaşamaya çalışan, hayatını düzene koymak için mücadele eden bu yavrularımızın hedef alınmasını kabul edemiyorum. Bir insanın kimliği suç değildir. Trans olmak suç değildir. Benim yavrumun hayatını yaşamak istemesi de suç değildir.”
“Bizim de ailemiz var. Biz de buradayız”
Duru'nun yönelttiği “Ailem Güvende” operasyonlarına ilişkin görüşleri sorusunu da yanıtlayan anne, LGBTİ+ların ve ailelerinin yaşadıkları endişelere değindi. Yalnızca kendi kızı için değil, çocukları gözaltına alınan, tutuklanan veya ayrımcılığa maruz bırakılan diğer aileler için de konuştuğunu belirtti.
“Ben yalnızca kendi yavrum için konuşmuyorum. Benim gibi evladının başına bir şey gelmesinden korkan, çocuğu gözaltına alınan, tutuklanan, yalnızlaştırılan, kimliği nedeniyle ayrımcılığa uğrayan bütün anneler için de konuşuyorum. Bizim de ailemiz var. Biz de buradayız. Çocuklarımızın hayatları hakkında korkuyla yaşamaya mahkûm edilmek istemiyoruz.”
Çocukların kimlikleri nedeniyle özgürlüklerinden mahrum bırakılmalarını kabul etmediğini söyleyen anne, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hiçbir anne, evladının kimliği yüzünden hedef alınmasını, özgürlüğünden mahrum bırakılmasını, sevdiklerinden koparılmasını kabul etmez.”
“Evladımı olduğu gibi kabul etmek için kimseden izin almayacağım”
Duru'nun annesi, kızına duyduğu sevgiyi ve onun yanında durmaya devam edeceğini de anlattı.
“Ben onun annesiyim ve her koşulda yanında olacağım. İnsanlar ne der, kim ne düşünür, kim ne söyler; bunların hiçbiri benim evladıma duyduğum sevgiden daha önemli değil. Benim için önemli olan onun hayatı, mutluluğu, özgürlüğü ve geleceği.”
Kızının trans bir kadın olmasının ona duyduğu sevgiyi değiştirmediğini ifade eden anne, Duru'nun mücadelesini anlamayı ve yanında durmayı annelik sorumluluğunun bir parçası olarak gördüğünü belirtti:
“Onun trans bir kadın olması sevgimi eksiltmez, aksine onu anlamak, onun mücadelesini görmek ve yanında durmak benim annelik sorumluluğumdur. Evladımı olduğu gibi kabul etmek için kimseden izin almayacağım.”
“Her şeye rağmen onun yanındayım. Elini daha sıkı tutuyorum”
Duru'nun çocukluğundan itibaren yaşadığı zorluklardan da söz eden annesi, kızının kendi mücadelesini vermeyi ve zorluklar karşısında ayakta durmayı öğrendiğini anlattı.
“Benim yavrum küçüklüğünden beri pek çok şeyi içinde yaşadı. Kendi mücadelesini vermeyi, tek başına ayakta durmayı, zorluklara karşı direnebilmeyi öğrendi. Belki de çoğu zaman kimseye belli etmeden üzüldü, yoruldu, kırıldı. Ama yine de ayakta kalmayı başardı.”
Duru'nun ailesi tarafından yalnız bırakılmaktan korkmuş olabileceğini dile getiren annesi, röportajı şu sözlerle tamamladı:
“Benim kuzum, belki de bir gün onun yanında olmayacağımı düşündü. Belki herkes ona sırtını dönerken annesinin de onu yalnız bırakacağından korktu. Ama o benim yavrum. Her şeye rağmen onun yanındayım. Elini daha sıkı tutuyorum.”