İsveç’te Geri Gönderme Merkezinde Tutulan Trans Aktivist Bella Demhat’tan Mektup: “Hayatta Kal Ama Burada Yaşama”

Velvele’de yer alan habere göre, İsveç’in Türkiye’ye sınır dışı etmeye hazırlandığı trans aktivist Bella Demhat, tutulduğu geri gönderme merkezinden bir mektup kaleme aldı. Stockholm’e yaklaşık bir saat uzaklıktaki merkezde tutulan Demhat, mektubunda hem merkezdeki koşulları hem de geçmişten bugüne taşıdığı şiddet ve ayrımcılık deneyimlerinin bu süreçte yeniden tetiklendiğini anlattı.

Geri Gönderme Merkezinden Mektup

Demhat, geri gönderme merkezindeki yaşam koşullarını anlatırken kaldığı yatağı “hastane yatağı mı desem, cezaevi yatağı mı karar veremiyorum” sözleriyle tarif etti. Merkezde duş almak için belirli aralıklarla düğmeye basılması gerektiğini belirten Demhat, çocukluk döneminde ailesi tarafından maruz bırakıldığı şiddeti hatırladığını ifade etti.

Trans bir kadın olduğunu vurgulayan Demhat, merkezde jilet bulundurmanın yasak olduğunu, sakal tıraşı olmak için verilen jiletlerin ise kullanılamayacak kadar körelmiş olduğunu anlattı. Tıraş olurken bir görevlinin kendisini gözetlediğini belirten Demhat, “Kendimi kesmeyeyim diye beni izliyorlar. Oysa bilmiyorlar, istediğim kendimi kesmek değil, bu dünyayı yakmak” ifadelerini kullandı.

Mektubunda sınır rejimlerine ve göç politikalarına da tepki gösteren Demhat, yıllardır yaşadığı, çalıştığı ve hayat kurduğu bir ülkede sürekli güvencesizlik içinde yaşamak zorunda bırakıldığını belirtti. Dayanışma gösteren kişi ve kurumlara teşekkür eden Demhat, özellikle trans topluluğuna ve hak savunucularına selam gönderdi.

Sınır Dışı Kararı Nasıl Verildi?

İsveç Göçmen Dairesi, LGBTİ+ aktivisti Bella Demhat’ın yaptığı uluslararası koruma başvurusunu reddetti. Kararda, Türkiye’de LGBTİ+’lara yönelik ayrımcılık ve şiddet vakalarının bulunduğu kabul edilse de, bunun tek başına uluslararası koruma gerektirecek düzeyde olmadığı savunuldu.

Trans ve Kürt bir kadın olan Demhat’ın Türkiye’de maruz kaldığı şiddet, aile kaynaklı tehditler, hedef gösterilme ve siyasi faaliyetleri nedeniyle karşı karşıya kaldığı risklerin yeterince değerlendirilmediği yönünde eleştiriler gündeme geldi.

Dokuz Yılı Aşan Hukuki Süreç

2017 yılında Türkiye’den ayrılarak İsveç’e giden Demhat’ın başvurusu yaklaşık üç yıl sonra reddedildi. Ardından yapılan itirazlar ve yeniden inceleme talepleri de sonuçsuz kaldı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ardından Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi de 19 Mart 2026 tarihinde verdiği kararda, Demhat’ın Türkiye’ye dönmesi halinde risk altında olabileceğini kabul etmekle birlikte, İsveç makamlarının değerlendirme sürecini yeterli buldu.

Bu kararın ardından Bella Demhat’ın Türkiye’ye sınır dışı edilmesi ihtimali yeniden gündeme geldi.

Avukattan Eleştiri

Bella Demhat’ın avukatı Miran Kakae, İsveç makamlarının değerlendirmesinde birden fazla risk unsurunun birlikte ele alınmadığını savundu. Kakae, Demhat’ın trans kimliği, Kürt olması, ailesinden gelen tehditler ve siyasi faaliyetlerinin bir arada değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, bu koşullar altında uluslararası koruma ihtiyacının açık olduğunu ifade etti.

Demhat’ın hukuki sürecine ilişkin güncel bilgiler ve dayanışma çağrıları savebella.org üzerinden takip edilebiliyor.