Özel Haber: Eylem Esen Arabacı
Avukatlardan edinilen bilgilere göre, Ankara’daki Sincan Cezaevi’nde trans mahpuslara yönelik hak ihlallerine dair uygulamalar devam ediyor. Trans mahpus Poyraz’ın şüpheli ölümünün yaşandığı ve “trans tecrit koğuşu” olarak bilinen G3 Koğuşu’nun 29 Aralık tarihinde kapatıldığı; burada kalan trans mahpusların, infaz rejimi bakımından ağırlaştırılmış müebbet hapis koşullarının uygulandığı ve transların tecrit edildiği H3 Koğuşu’na sevk edildiği öğrenilmişti.
Avukatlar mahpusların, “uyumsuzluk göstermeleri halinde sürgün edilecekleri” yönünde baskı ve tehditlere maruz kaldıklarını aktardı. Bu kapsamda, mahpuslardan Kuzey’in, hakkında verilen hücre cezasının infazı devam ederken 28 Şubat tarihinde Kayseri Kapalı Cezaevi’ne sevk edildiği bildirildi. Sevkin kendi talebiyle gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin bilgi edinilemezken, ailesine de haber verilmediği ifade edildi.
Sincan’da tutuklu yargılaması devam eden trans mahpus Utku Devrim ise sürgün tehdidinin savunma hakkını fiilen engelleyeceğini, görüşçülerin erişimini imkânsızlaştıracağını ve dayanışma ağlarını hedef aldığını belirtti. Sevk uygulamalarının güvenlik ve gelecek kaygılarını derinleştirdiği ifade edildi.
Öte yandan H3 Koğuşu’na iki yeni mahpusun getirildiği, her iki mahpusun da “kadınlardan mı, erkeklerden mi hoşlanıyorsun” şeklindeki bir sorgunun ardından ve “saçını uzatmadığı” gerekçesiyle mevcut koğuşlarından alınarak buraya sevk edildiği aktarıldı. Her iki mahpusun da “kontrollü mahkûm” statüsüne alındığı ve saat başı sayım uygulamasına tabi tutuldukları bildirildi.
Sincan Cezaevi’nde yaşanan bu uygulamaların, kamuoyunda tartışılan 12. Yargı Paketi ile paralellik gösterdiği ifade ediliyor. “Doğuştan gelen biyolojik cinsiyete aykırı hareket edenlerin cezalandırılması” yönündeki politikaların, trans mahpuslar üzerinde fiilen uygulandığı ve cezaevinin bir tür uygulama alanına dönüştürüldüğü iddiaları gündeme getiriliyor.